ARAŞTIRMAKUR'AN

Kur’an Abdestsiz Okunur Mu ?

Bazı kesimlerce Kuran-ı Kerim’in abdestsiz okunamayacağı iddia ediliyor ve bu iddialarına da Vakıa Suresi 79. ayete dayandırıyorlar. Halbuki Vakıa Suresi 79. ayet bir önceki ayetle birlikte okunup değerlendirildiğinde bizlere şu bilgiyi verir.
Vakıa 78. Onun aslı, Allah katında muhafaza edilen ana kitapta, Levh-i Mahfuzdadır. Bu yüzden cinlerin, şeytanların ona ulaşması, ona batıl unsurlar katması mümkün değildir.

Vakıa 79. Bu kitap, hiç bozulmadan ve hiçbir değişikliğe maruz kalmadan, Levh-i Mahfuz’daki asli şekliyle Muhammed’in kalbine indirilmiştir. Çünkü ona, tertemiz meleklerden başkası dokunamaz.Cebrail onu Levh-i
Mahfuz’dan Peygamberin kalbine indirirken, Allah hiçbir cinin, şeytanın ve benzeri şerli yaratığın Kur’an’a müdahale etmesine, ona bir şey katmasına ve ondan bir şey eksiltmesine izin vermez.

Vakıa 80. Dolayısıyla, Kur’an’ı şeytanlar, cinler indirmiş değildir. O doğrudan doğruya âlemlerin Rabb’i tarafından gönderilmiştir. Bizzat Allah tarafından korunan bu kitap, bir tek harfi bile değiştirilmeden Peygambere nazil olmuş ve öylece insanlığa tebliğ edilmiştir.

 


 

Gördüğünüz gibi ayetleri belli bir düzen ve birlikte okuduğumuzda karşımıza şu sonuç çıkıyor. Peygamberimize gelen vahiy karşısında inkar edenler şöyle bir iddia da bulunuyorlar.

Muhammed’e bunları şeytanlar ve cinler söyletiyor !
Evet Kafirlerin bu idialarına karşılık Rabbimiz Şeytan ve Cin taifesinin Kuranın Levhi Mahfuz da bulunan orjinaline asla erişemeyeceklerini, ona dokunamayacaklarını ve yaklaşamayacaklarını beyan ediyor. Ve bu kitabın Allah katından nazil olduğunu tekrar ifade ediyor.
Ayetin abdest ile uzaktan, yakından ilgisi yok fakat Müslümanları Kurandan uzak tutabilmek amacıyla elden gelen her türlü faaliyete girişilmiş.

Burada aklımıza şöyle bir soru da gelebilir. Abdestli okumak daha güzel değil mi ? Yine de Abdestli okuyalım.

Cevabımız şudur. Evet güzel olur elbet ama şayet olmazsa olmaz farzdır abdestsiz okunamaz denilirse Allah adına karar verilmiş ve yanlış bir hüküm dine sokulmuş olur. Eğer bu farz olsaydı Allah bizzat bunu ayeti ile bize apaçık bildirirdi.
Ve bu çarpıtmayı yapanlar işlerine gelen rivayetleri insanlara sahih hadis gibi sunarlar lakin Kur’an’la örtüşen Hadisleri görmezden gelir ve yok sayarlar.

Bakınız Allah Kur’an’da bizlere Kur’an’ı nasıl okumamız gerektiğini nasıl izah ediyor:
“Kur’an okuyacağın zaman kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.” (Nahl, 16/98)

Abdullah İbn Abbâs’tan rivâyete göre, bir defasında Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, tuvaletten çıktıktan sonra kendisine yemek hazırlanmıştı. Oradakiler “sana abdest almak için su getirelim mi?” dediler. Bunun üzerine Resûlullah şöyle buyurmuştur:

“Ben ancak namaza kalktığım zaman abdest almakla emrolundum.” (Tirmizi, Et’ime, 40; Ebû Dâvûd, Et’ime, 11)

Peygamberimiz, “Ben ancak namaza kalktığım zaman abdest almakla emrolundum” sözüyle, “Müminler! Namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklerinize kadar ellerinizi yıkayın. Başınıza mesh edin ayaklarınızı da topuklarınıza kadar…” (Maide, 5/6) âyet-i kerimesine işaret etmiş ve namaza kalkmanın dışında hiçbir iş için abdest almakla emrolunmadığını ifade buyurmuştur.

Bir de şöyle bir durum vardır ki Kur’an bir söz olarak nazil olmuştur. Söze dokunmak mümkün değildir. Sözler daha sonra saifelere, derilere, tahtalara vb. gibi maddeler üzerine yazılarak çoğaltılmıştır. Dokunulmaz olan sözdür, yazıldığı madde değildir.

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı
%d blogcu bunu beğendi: