Ebu Hanife: Kur’an’a Aykırı Düşen Her Sözü REDDEDERİM!

0
1873

Kur’an’a aykırı düşen her sözü REDDEDERİM!

Allah’ın Rasûlü (a.s.) Allah’ın Kitab’ına muhalefet etmez!

Allah’ın Kitab’ına muhalefet eden de, Allah’ın Rasûlü (a.s.) olamaz!

 

Kur’an’a aykırı düşen bir hadisi rivayet eden birini reddetmem ya da yalanlamam, Rasulullah’ı reddetmem ya da yalanlamam anlamına gelmez. Peygamber’den (a.s.) Kur’an’a muhalif hadis rivayet edeni red, Peygamber’i (a.s.) red ve onu yalanlama değildir! Bu ancak Peygamber’den (a.s.) batıl rivayet eden kimseyi reddir. Töhmet bu kimseyedir. Suçlama varsa eğer, Resul için değil, o haberi nakleden için geçerlidir. Resul’ün dile getirdiği her sözün, biz işitmiş ya da işitmemiş olalım, başımız ve gözümüz üstünde yeri vardır. Biz onlara inanır ve onun tarafından söylendiğine şahitlik ederiz.

 

Ve yine şehadet ederiz ki, O (a.s.) Allah’ın nehyettiği bir şeyi asla emretmez! Allah’ın bağladığı bir şeyi koparmaz. Allah’ın tavsif ettiği bir şeyi, başka şekilde tavsif etmez. Şehadet ederiz ki, O (a.s.) bütün işlerinde Allah’a muvafıktır. Bidat olacak bir şey yapmamış ve Allah’ın sözüne bir şey katmamıştır. Zorlayıcılardan olmamıştır. Bu yüzden Allah; “Kim Rasûle (a.s.) itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur. (Nisâ: 4/80)” buyurmuştur?

 

Şayet Peygamber (a.s.) Kur’an’a muhalefet etse ve Allah’a karşı haktan başka bir şey söyleseydi, Allah Teala: “Eğer, Peygamber (a.s.) bize karşı olarak Kur’an’a bazı sözler katmış olsa idi, biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını keserdik de hiçbiriniz de ona yardımcı olamazdınız? (Hâkka: 44-47. Ayetler)” kavline uygun olarak onu kuvvetle yakalardı ve şah damarını keserdi. Eğer bir kimse, “Peygamber’in (a.s.) her söylediğine inanıyorum, çünkü Nebî (a.s.) hakkın dışında konuş-maz ve Kur’an’a muhalefet etmez?” derse, bu onun Peygamber’e (a.s.) inandığını ve Peygamber’i (a.s.) Kur’an’a muhalefetten tenzih ettiğini gösterir.

 

– İmam-ı Azam Ebu Hanife –

(Ebû Hanîfe, el-Alim ve’l-Müteallim, 26-27.)

Bir Cevap Yazın