ANALİZ

Lut Nebi (a.s)’dan İnsanlık Adına Özür Diliyorum…

“İsmail, Elyesa, Yunus ve Lut’u da (hidayete erdirdik). Hepsini âlemlere üstün kıldık.’’ (En’am, 86)

Lut Nebi (Allah’ın selamı üzerine olsun), Allah’ın yeryüzünü ıslahı için insanlığa yolladığı resullerdendi. Ama ne yazıktır ki kulaktan dolma yanlış bilgiler yüzünden hayatı çilelerle geçen bir resulün adı çok çirkin bir eylem ile anılır olmuştur. İnternet arama motorlarına lutîlik yazınca tamamen livata (eşcinsellik) gibi çirkin bir fiille özdeşleştiği görebiliriz.

Genelde insanlık alemi, özel de ise İslam aleminin neredeyse tamama yakını livata ile lutîlik kavramını aynı zannetmektedir.

Musevî deyince Musa nebinin taraftarı anlaşılıyorsa, İsevî deyince İsa nebinin taraftarı anlaşılıyorsa, Muhammedî deyince nasıl ki Muhammed nebinin taraftarı anlaşılıyorsa; Lutî deyince de Lut Nebinin taraftarı ve tebliğine icabet edenleri anlamamız gerekirken, ne yazıktır ki lutî deyince livata eyleminin faili gibi anlaşılmakta ve öyle bilinmektedir.

İnsanlığın bu hatadan tez zamanda dönmesi gerekmektedir. Bu yanlış bilgi yüzünden Lut nebi de Müslümanların hayatında neredeyse unutulup gitmiştir. Kimse çocuğunun ismini Lut koymaz koyamaz.
Müslümanların gündeminden uzak tutulan Lut nebi aslında filmlere konu olacak nitelikte bir mücadele örneği göstermiş, fedakarlık konusunda insanlığın limitini zorlamıştır.

Çirkinliğin ve hayasızlığın tavan yaptığı bir topluma gönderilen Lut Nebi’nin mücadelesi ve çektiği sıkıntılar Kur’an’da detaylı şekilde anlatılmıştır.

Lut Nebinin mücadele örnekliğinin yaşatılması ve Müslümanın eskimeyen gündemlerinden birisi olması adına Allah’ın yüklediği resullük görevini nasıl yerine getirdiğini tekrar hatırlayalım.

‘’Lût’u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: “Sizden önce âlemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?” “Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz.” Kavminin cevabı ise sadece, “Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!…” demek oldu. (Araf Suresi, 80/81/82. Ayetler)

Ayetlerden anlaşıldığı üzere Lut nebinin kavmi sapkın bir alışkanlığa sahip azgın bir topluluktu.

Lut Nebinin mücadelesinin ana temasının bu sapkınlarla mücadele olduğunu görmekteyiz.

Lut kavminin azgınlarının nasıl gözlerinin dönmüş olduğunu ve Lut nebinin onları ıslah etmek için her yolu denediği ama sonuç alamadığını ayetleri inceledikçe hayretler içinde kalıyoruz.

“Keşke size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı, ya da sağlam bir desteğe dayanabilseydim” dedi.’’ (Hud, 80)

Ayette görüldüğü üzere Lut nebinin gücünü kaybettiği ve dayanacak bir güç aradığı netleşmektedir.

Azgınlaşan toplumunun azgın erkeklerine karşı kızlarını (ya da toplumundaki kızları) işaret ederek onlarla evlilik yapmalarını öğütlemiştir ama nafile…

‘’….Lût dedi ki: “Ey Kavmim! İşte kızlarım. Onlar(la nikahlanmanız) sizin için daha temizdir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve konuklarıma karşı beni rezil etmeyin. İçinizde hiç aklı başında bir adam yok mu?” (Hud, 78)

“Onlar, “İyi biliyorsun ki kızlarında bizim gözümüz yok. Sen bizim ne istediğimizi çok iyi biliyorsun” dediler.’’ (Hud, 79)

“Keşke size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı, ya da sağlam bir desteğe dayanabilseydim” dedi (Hud, 80)

Artık Lut (a.s.)’ın yapacak bir şeyi kalmamıştı ve Allah Lut kavminin yola gelmeyen azgınlarının helak kararını vermişti.

Yine Şuara suresinde Lut (a.s.) ile azgın kavmi arasında geçen diyaloğu şöyle anlatmaktadır.

“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.”

“Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”

“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”

“Rabbinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor da insanlar arasından erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Siz gerçekten haddi aşan bir topluluksunuz.”

Dediler ki: “Ey Lût! (İşimize karışmaktan) vazgeçmezsen mutlaka (şehirden) çıkarılanlardan olacaksın!”

Lût şöyle dedi: “Şüphesiz ben sizin yaptığınız bu çirkin işe kızanlardanım.”

“Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıkları çirkin işten kurtar.”

‘’ Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık’’ (Şuara Suresi, 162-171. Ayetler)

Kur’an’a baktığımızda Lut kavminin helak edilmesi ile ilgili ilk bilgi Allah’ın elçileri tarafından İbrahim (a.s.)’a verilmiştir. Hatta iki haber verilmiştir ilki İbrahim Nebi’ye bir evlat müjdesi ve Lut a.s.’ın kavminin helak haberi. Hatta İbrahim Nebi elçilerle bu konuda tartışmaya bile girmiştir.

‘’Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içinde bir korku duydu. Dediler ki: “Korkma, çünkü biz Lût kavmine gönderildik.” (hud 70)

‘’İbrahim’in korkusu gidip, kendisine müjde gelince Lût kavmi hakkında bizim (elçilerimiz)le tartışmaya başladı.(hud 74)

‘’ Elçilerimiz Lût’a gelince onların yüzünden üzüldü, göğsü daraldı ve “Bu çok zor bir gün” dedi. (hud 77)

Bu ayetler de bize İbrahin nebi ve Lut nebinin aynı zamanda yaşadığına delil olmaktadır.

Ve sonunda olan oldu Lut kavmi bütün insanlığa ibret olacak şekilde helak haberi gelmiştir.

‘’Elçiler Lût’un ailesine gelince Lût onlara, “Gerçekten siz tanınmayan kimselersiniz” dedi.

Dediler ki: “Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik.”

“Biz sana gerçeği getirdik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz.”

“Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin.”

‘’ Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: “Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak.” ( hud 61/62/63/64/65/66. Ayetler)

Lut nebiye gelen Allahın elçilerinede bulaşıp onlara sapkınlık düşünen azgın topluluk için geri sayım başlamıştı.

‘’Şehir halkı sevinerek geldiler.’’

‘’Lût dedi ki: “Şüphesiz bunlar benim misafirlerimdir. Sakın beni rezil etmeyin.”

“Allah’a karşı gelmekten sakının, beni utandırmayın” dedi.

‘’ Onlar, “Biz seni insanlarla ilgilenmekten menetmemiş miydik” dediler. (Hicr, 67/68/69/70. Ayetler)

Ve Alemlerin Rabbinin kararının gerçekleşme zamanı gelmiştir. Yola gelmeyen elçilerin sözlerine uymayan azgınlık ve fuhşiyat batağına saplanan bir topluluk daha helak olmuştur.

“Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin.” (hicr 65)

‘’ Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: “Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak.” (hicr 66)

‘’ Bunun üzerine biz de onu ve karısı dışında aile fertlerini kurtardık. Karısı ise azab içinde kalanlardan oldu.’’ (araf 83)

Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.

Sonra diğerlerini helâk ettik.

Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kadar da kötü idi! (şuara 170/171/172/173. Ayetler)

‘’ Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kötüydü!’’ (neml 58)

‘’ Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgar gönderdik. Yalnız Lût’un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükafatlandırırız. (kame 34/35)

Ve kendilerinden sonra gelen bütün insanlığa bir ibret olan lut kavminin kalıntıları kıyamete kadar yaşayacaktır.

‘’Şüphesiz sizler (yolculuklarınız sırasında) sabah akşam onların (harap olmuş) yurtlarına uğrayıp duruyorsunuz. Hâlâ düşünmeyecek misiniz? (saffat 137/138)

Lut nebinin adının çirkinlikle değil sahip olduğu şerefli davası ile akıllarda kalması dileği ile,

Allahın selamı onurlu bir mücadele veren ve Elçilik görevini yerine getiren LUT a.s ve bütün elçilerin üzerine olsun. Onlar inananların yollarının ışıklarıdır.

Her şeyin doğrusunu bilen Allah’tır.

Erkan ERDOĞAN

Tepkinizi İfade Edin
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry
Daha Fazla Göster

Erkan Erdoğan

Erkan Erdoğan, Araştırma - İnceleme, İslam kategorilerinde eserler yazmış bir yazardır. Rivayetten Vahye kitabının yazarıdır.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı
%d blogcu bunu beğendi: