YAZILAR

İz Bırakmak

Yazmak, ölümün elimden bir şeyler kurtarabilmektir, diye yazmıştı bir tanıdığım hatıra defterime. İlkokul çağlarındaydım. Benim yaş gurubum çok iyi bilir o dönem, “kalbin kadar temiz bu sayfayı bana ayırdığın için” cümleleri ile başlayan hatıra defterlerine notlar düşülürdü. Orada yazılmış bir cümle hep hayatımda oldu. Hepimizin hayatında vardır böyle spot cümleler. Benim hayatımda ki , spot cümlelerden biri de bu .Yazmayı, okumayı hep sevdim. Uzun bir dönem günlük tuttum, yaşadıklarımdan, duygularımdan bahseden, yazı denemelerim oldu, o dönemin, hatta şimdinin de meşhur bir gazetesinde amatör yazarlara açılan bir sayfada iki yazım yayınlanmış, hatta ücreti bile gönderilmişti. Ne kadar heyecanlanmıştım. Türkçe Öğretmenimin dediği gibi belki de iyi bir yazar olacaktım kim bilir.? Bir defterim vardı küçük hikayeler yazdığım, gelecekte yazacağım kitabıma hazırlık olarak bakardım.

Yine yirmili yaşlarda okuduğum bir kitap cümlesinde, menkıbelere özeneceğinize, siz de hayatınız ile bir menkıbe yazın, diyordu.Bu da etkilemişti beni. Bir iz bırakmak düşüncesi, kendi menkıbemi yazabileceğim bilgisi çok hoşuma gitmişti.
Bu satırları yazarken bile gülümsetiyor bu anılar beni ve fark ediyorum ki, aslında kendim gitsem de arkamda izim kalsın istemişim. İz bırakmak, gitseniz de , güzel anılarınız ile anılmak , unutulmamak her insanın ortak derdi sanırım.

Yıllar içerisinde yazmayı bıraktım, Kuran Talebesi olarak bitmeyecek bir öğrencilik hayatına başladım. Dersler verdim, Kuran’ı anlayabilmek , hayata geçirebilmek adına, aile, ilişkiler üzerinden derslerim oldu. İnsanlara inşirah olmak için koşturdum. Yazmak epey geride kalmıştı. Ta ki geçen sene “ abla yazmalısın” diye ısrar eden Yusuf kardeşimin ısrarlarına dayanamayarak “evet” diyene kadar. Yazma serüvenim tekrar başladı. Geçen sene ilk yazım 9 Şubat ‘da doğum günüm de yayınlanmıştı, sanırım bu yazıda o güne denk gelecek.

Şöyle bir bakıyorum, son bir yılda yazdıklarıma; dertleşmişim, bildiklerimi paylaşmışım, merak edilenler hakkında yazmışım, bazen iç dünyamda ki sesleri aktarmışım. Sizler de okuyarak destek oldunuz bu bir senelik yolculuğuma. Yazmanın ne kadar güzel olduğunu, okunuyor olmanın verdiği hissiyatı yaşattınız. Teşekkür ediyorum.
Veda yazısı gibi oldu, ama veda etmiyorum, sizler okuduğunuz sürece, benim de kelimelerim tükenmediği müddetçe, ayda bir de olsa,yazmaya devam inşaallah.
Kim bu dünyada nasıl iz bırakacak bilmiyoruz, şahsım adına bir hoş seda bırakmaktır derdim. Yazmak ölümün elinden bir şey kurtarmak madem, belki bir “Seda” bırakmaya vesile olur, kim bilir?

Yeşim Mızrak Gemici

Daha Fazla Göster

Yeşim Mızrak Gemici

1971, Şubat, Bursa doğumlu Yeşim Mızrak Gemici; 26 senelik evli, 2 çocuk annesi, ilişki ve evlilik danışmanıdır. Ayrıca 20 yıldır Kur'an Talebesidir. Okumayı, seyahat etmeyi, psikoloji ile ilgili araştırmaları sever. İnsan ayetini okumaya meraklı, dünya da yolcu...

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı
%d blogcu bunu beğendi: