YAZILAR

Taşeron Dindarlık

Atalarından ne gelirse sorgusuz sualsiz “DOĞRU” kabul edip alan ya da sunan bakış açısının “Taşeron Dindarlık” üzerinden nemalandığı çok açıktır.

Bu dindarlık modelinde ruhbanlar tarafından MÜRİDlere sunulan her türlü bilgiye (hurafe/menkıbe/masal) inanma zorunluluğu vardır. Bu Taşeron Dindarlık modeline razı olmayan her Kur’an emekçisi de mutlak surette bin bir türlü yakıştırma, aforoz, itham, karalama, manipülasyon, kara propaganda ile dövülür, taşlanır ve dışlanır. Taşeron Dindarlıkta taşeronların asla kadro alması istenmez, bu tezgahın da bozulmasına asla izin verilmez…

Taşeron Dindarlıkta üç unsur TEKEL dir.
Allah, Peygamber ve Kitap.

Allah, yalnızca bu Ruhban Sınıfın Allah’ıdır. Kölelerin, açların, açıktakilerin, mazlumların, garibanların, varoşların ve gettoların Allah’ı yoktur. Parya sınıfın zaten Tanrı’ya da ihtiyacı yoktur. Avuç açacak ve bir şey isteyeceksen Rahibin/Papazın/Gavs’ın/Kutbun Şeyhin/Hocan/Allamen/Hazretleri dururken Allah Sana mı bakacak, hıh, Sen Kimsin ki !

Hint paryasında, Mısır paryasında, Çin paryasında ve dahi coğrafyasız, vatansız tüm mültecilerin Allah’ı yoktur ! Allah ancak seçkinlerin, asilzadelerin Allah’ıdır !…

Peygamber, Ruhban Sınıfın ya babasının oğludur ya Allah’ın oğludur. Nasıl ya ! Şiilerin babasının oğlu, Ehli Sünnet’in ise “olmasaydın olmazdık’ı” mevlid’i, gül peygamberi gibi işte. Allah’ın elçisi, tutum ve davranışlarının Kur’an ölçüsü bağlamında ne dediği, ne yaptığı, nasıl davrandığı değil, ruhban sınıfın “canımızın istediği sünnet”, “hadisleri inkar mı ediyorsun !” sopası ile hizaya çektirmeye yarayan bir araçtır !

Kitap, Ruhban sınıfın Kutsalıdır, O’na yalnızca ARINMIŞLAR dokunabilir. Herkesin onu kurcalaması ne haddine ! Böyle olmasına rağmen O hiç karıştırılmadan ona iliştirilen ikinci, üçüncü, dördüncü, yüzüncü, bininci yardımcı kaynak ile fırından çıkan taze ekmek gibidir, sür tereyağını dür yanına bi domates, yat öğle sıcağına ye babam ye. Mide gurultusu ile karışık aklına gelen her MASAL, MENKIBE, RİSALE, UYDURUK HADİS, YORUM, HER PARADİGMA, HER AFORİZMA olsun sana DİN.

Lafı uzatmadan, eğip bükmeden…

Allah’ın yeryüzünde sürgit kavgası Taşeron Dindarlığın insanlığa dayattığı kuru sıkı DİN değildir.

Allah’ın DİNİ; akla, düşünmeye, mantığa ve bilakis ister Resul’un Sünneti olan pratiği ister Allah’ın tüm kainat için öngördüğü yasası Sünnetullaha uymaktır.

Taşeron Dindarlık; Allah’ın dinini iki paralık, peygamberini mitolojik kahraman, kitabı ise sabah akşam Yahudiler gibi ağızlarını eğip bükmelerine rağmen “Allah’ın dilinden en iyi biz anlarız” artizliğidir.

Bu dine uymayan ne kadar sevmedikleri adam varsa kafalarına çuval geçirip canlarının istediği gulyabaniliği yaptırırlar. Son moda; “Gençlik deizme kayıyor” ya da baki sopa; “SEN PEYGAMBERİ İNKAR MI EDİYORSUN!” ve dahi benzerleri bitmez türer ve ürer giderler…

İyi tezgah valla!

Yusuf Kahraman

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı
%d blogcu bunu beğendi: