GÜNDEMPODCAST

VET TÂRIK…


Spotify’da dinlemek için buraya tıklayabilirsiniz…

Târık Yıldızı/ Nibiru/ Planet X çıktı, geldi, göründü, yaklaşıyor… derken ve bir çok olayı ona bağlarken…. Acaba Kur’an da uzaydaki yıldızdan ve/ya pulsarlardan mı bahsediyor?!… Yoksa her daim insanı kendine her açıdan anlatan, tanıtan ve izah eden başkaca bir vurgusu mu var?! Ne dersiniz?… ( Özellikle de dilbilimsel açıdan belirlilik takısı olan -el/-et ile gelmiş ise…)

İnsanın semasından; yücelerinden, beyninden, üst bilincinden yansıyan nura/ışığa/ yola/ aydınlanmaya vurguyla başlayan bu güzel sûrede sorulur bize; bu nurun/ ışığın/ yolun ne olduğu… Yapılan vurgu ise insanı sonsuzluğa taşıyan, sınırları kaldıran ve o nuruyla akıp giden bir hayatın/ yolun/ yolculuğun idrak edilip edilmemesinin ayrımındadır…

Nur…
Işık…
Madde…
Hepsi de aynı alemden değil midir esasında?!… Peki öyle ise o alem de nedir?

Âlemler…
Sonsuzluk…
Sınırsızlıklar…
Yol/culuklar…
Sonsuz olasılıklar alemi; kuantum alemi yani o nurun, ışığın, maddenin, yolun alemi…

Kuantlar alemi yani kuantum alanı, asıl kaynak dediğimiz tüm enerji merkezinin, tüm yaratılmışların moleküler sisteminin açıklık bulduğu boyuttur… Moleküler yapı dediğimizde de en genel anlamda aklımıza gelmesi gerekeni fiziği oluşturan maddenin atomları; atomların alt birimleri olan elektron, proton ve nötronları; onların da alt birimleri olan gluon ve kuarkları; kuarkların da alt birimi olan por ve poryumları ve böylece yokluğa doğru ilerleyen daha da nano/alt birimleri açıklayan kuantum fiziğidir… Buradan yola çıkarak mikrodan makro’ya açılmak istersek de tıpkı bir tohum misali, zerreden kürreye açılan bir kapı gibi, nasıl ki o tohum bütün bir ağacın kök, filiz, fidan, dal, gövde, yaprak, çiçek, meyve ve tohumlarına sahip ve hakim ise, târık/nur/ışık/enerji de varlığın zerresinden her şeyine hakim olan kuantum alemindedir…

Târık…
Tarîk…
Tarikât…
Nerededir bu nur/ târık/ yol/ ışık?!…
Elbette ki insanın arzında, vücudunda/bedeninde; kendindedir; semasından yansıyan… Ancak bu nuru görmek, anlamak ve dahi idrâk edebilmek için madde boyutundan çıkıp enerji/nur boyutuna geçebilmek lâzımdır… Tıpkı Musa’ya salık verildiği gibi!… Ayakkabılarını çıkart da gel!… Yani dünyalık, maddesel, somut zekalı algıdan çıkmadan ve soyut, manevi ve mânâ alemine geçilmeden bizdeki bu nur/tarık bizi aydınlatamaz ve idrak edilemez!…

Biz de bu aleme geçerek ruhu/ bilinci nurlandırmış/aydınlatmış ve işleyişe koymuş oluruz ki kainatın bilgisini taşıyan bu boyut gerçek hayat boyutudur… Hepimizin de ulaşması ve yaşaması gereken…

Biz kendi semamızdan bizi aydınlatan bu ışık boyutuna hâsıl olursak diğer tüm canlıların da ışık boyutu ile özdeşlik kurar ve bütüncül bir enerji ağı oluşturarak birr oluruz… Ancak bu şekilde nur’lanırız… Tevhidi bu yolla oluşturabiliriz…

Ve Rabbimizin bize yüklediği kodları açarak, okuyarak aydınlanırsak hiç kimsenin kurduğu ve kuracağı tuzaklar, engeller, setler, yanlı/ş yorumlar ve yönlendirmeler bizi etkilemez ve nur/ışık yolumuzdan alıkoyamaz… Zira Alemlerin Rabbi her şeyi görendir, bilendir ve projenin tek Sahibidir…

Kim ki O’na koşulsuz ve kalıpsızca teslim olur ve tevekkül eder, O da insanı saf sevgi ve nuru ile kendi içinden aydınlatır ve hakikate ulaştırır, vesselam…

Sevgiyle kalalım…
Işığımıza sahip çıkalım..

Peri’han Taşdemir Taylı…????????????

Farkındalık…
Hakikat…
Uyanış…
Tarık…
Işık…
Nur…
Yol…
Ol…

..
.
.
????????????

Aydınlanma Yolu…

Tepkinizi İfade Edin
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry

* Kaynak belirtmek suretiyle alıntı yapılabilir.
* Yazarın düşüncesi, sitenin genel düşüncesinden farklı olabilir (Düşünce farklılığı zenginliğimizdir).
* Yazının tüm sorumluluğu yazarın şahsına aittir.

0 0 Oy
Gönderiyi Puanla
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
0
Düşüncelerinizi bildirmek ister misiniz, lütfen yorum yapınx