DENEMELER

Sevginin Gücü

Kötülük, negatif değil “olumsuz” olan bir durumdur : Olumlu, üretken ve yapıcı olan herşeye karşı, zıt tesir eden / gösteren olumsuz bir durumdur!

Bir taraftan, yayılan olumsuz frekanslardan daha fazlasına, beterine, başkasına ihtiyaç yoktur : oranın rahatını, huzurunu, olumlu, yapıcı, birleştirici ve tamamlayıcı ruhunu dağıtmak, alt üst etmek için…

En düşük ve yıkıcı frekanslar kötülükle oluşur : korku, kaygı, endişe, şüphe, karamsarlık, umutsuzluk, kıskançlık, haset… Ve sevginin, iyiliğin olmadığı yerlerde oluşur, kolaylıkla… Sevginin yokluk halidir yani aslında kötülük !

Ve insan/lar düşük frekanslarda (250’nin altındakiler ) yeniliklere açık olmazlar, değişip gelişemezler ve dönüştüremezler!…Ne kendilerini ne de çevrelerini…

Dahası tüm frekanslar insanları çeker : Yüksek frekanslar da düşük olanlar da insanların enerjisini kendine çeker… Bazıları çok edilgen yapıda olduklarından çevrelerindeki bu frekanslardan direk etkilenirler.

Herkes kendi ruh halini, genel mizacını bir düşünsün : Acaba genel olarak nasıl bir yapıdasınız? Bu değerlendirmeyi yaparken sadece ama sadece kendinize odaklanın lütfen, bırakın şimdi yanınızdakini, berikinizdekini ve onların düşüncelerini… Kendinize odaklanın! Sana odaklan!
Sen varsın, başka biri yok, sadece sen!

İsimlerin, soyların ve ailelerin mana ve yapılarından tutun da, çok farklı sebeplerle sabitlenmiş ve de tabusal anlamda olumsuzlanmış ve kabullenilmiş gerçeklerimiz, yani öğrenilmiş çaresizliklerimiz var ki bu da esasında insanın yaradılışına, donanımına aykırı bir durumdur . Zira insan denen varlık, tamamen dinamik /hareketli /devingen etken bir hal üzere değişime açık tasarlanmıştır ve irade gücü insanda tam da bunu gerçekleştiren yönüdür… Ve bu haliyle de kendini gün be gün güncelleyebilecek kapasitededir. Ancak bunun için de elbette doğru ve faydalı veri ve çevre gerekmektedir. Klasik bir söz vardır bu meyanda : ” Çevrenizdeki 5-10 kişinin ortalamasısınızdır!” diye…
Bu gerçekten de çok doğru bir tespit ve yaklaşımdır.

Frekansı düşük insanlar genellikle tedirgin, şüpheci, güvensiz, sabit fikirli, karamsar, umutsuz ve olumsuza odaklı “enerji emicidirler” ! Onları değiştiremiyorsanız mümkün olduğunca, onlardan uzak kalmak faydalı olacaktır!

Ve tam aksine daha enerjik, mutlu, huzurlu, umutlu, güvenli, değişime açık olmak istiyorsanız da etrafınızda frekansı yüksek insanlarla ( ki böylelerinin her zaman başka canlılar için de yüce , iyi, güzel, hayırlı ve faydalı işleri, plan ve projeleri vardır…) birlikte olmalı ve diğer etkenleri (eviniz, odanız, eşyalarınız,aracınız, iş yeriniz vb…) de bu şekilde dizayn etmeli, oluşturmalısınız ama önce bunun için muhakkak ki bir “farkındalık ve idrak” geliştirmelisiniz…

İnanın tüm yüksek enerjiler, frekanslar salihat ile , düşük frekanslar da sefalet, sorumsuzluk ile oluşuyor!!!

İstenilen, niyet edilen, yapılan ve yayılan her iyilik, güzellik, fayda, hak ve adalete katkı, yardım ve dayanışma, emek, üretim ve keşif hem insanın kendisinde hem de çevresinde olumlu bir hareketliliğe, enerjiye ve gelişime vesile olmaktadır!

Daha ilk baştan yakın ve sade bir gülümseme, bir selam, karşılama, bir hal hatır sorma dahi insanlar arasında muhteşem bir enerji ve muhabbet oluşturur zira biz asıl itibariyle beden değil, ruh’uz! Bilinç’iz!…

Bir de böyle olumlu insanların aksine her yere hüznünü, kaygısını, korku ve takıntılarını… taşıyan melankolik ve hatta depresif insanlar da çoktur. Zaten onların çokluğudur toplumun da genel havasını kirleten, bozan, değiştiren…Bunun farkında olarak en azından kendi bilincimizi aşkın ve canlı tutmaya çabalamalıyız…

Yapımız, mizacımız nasıl olursa olsun bir karar verelim ve küçük adımlarla her gün hayatımızdan bir olumsuzluğu/ düşük frekansı atarak yerine çok daha verimli ve olumlu olan başka bir şeye/olaya/kişiye/kitaba /müziğe /sanata/spora /mekana… yer açalım!

Yer açalım ki yeşertsin ve çiçekler açtırsın içimizde, doğsun güneş ve ısıtsın yüreğimizi… Sevgi her an yer bulsun kendine… Nur insin gönüllere, gözlere…

Bu kesinlikle sadece bizim elimizde olan bir durum. Dışarıdan hiç kimse sizin yüreğinizi, zihninizi ve ruhunuzu tam olarak bilemez, anlayamaz ve dahi değiştiremez!
O halde,

Değişmeyi seçelim!

Yaratanın sevgisine ve rahmetine sığınalım!

Olumlu olanın gücüne inanalım!

Kendimizi sevelim, zira biz değerliyiz ! Sevilmeye layığız!

Sevelim , her şeyden önce tüm canlıları sevelim!

Salih eylemlerin dönüştürücü etkisini keşfedelim, lezzetini alalım, yapalım ve yaşayalım!

Müdehale edemeyeceğimiz şeyler /kişiler için enerjimizi tüketmeyelim ; değiştirebileceklerimize yönelelim ve devam edelim hayata….

Son nefesimize kadar gelişebileceğimizden emin olalım…

Her zaman, her konuda çözüm odaklı ve ümitvar olalım!

Hiç bir şeyin üzerimizde kesin ve kalıcı salt bir etkisinin olmadığını bilerek, gerçek gücün içimizde olduğuna inanalım!

Biz sevgiden var olduk! Biz sevgiyiz! Bundan daha güçlü hiç bir şey yoktur!!

…Sevginin gücüne inanalım!…

Selametle 🌹 🌹 🌹

Peri’han Taşdemir Taylı

Tepkinizi İfade Edin
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry

* Kaynak belirtmek suretiyle alıntı yapılabilir.
* Yazarın düşüncesi, sitenin genel düşüncesinden farklı olabilir (Düşünce farklılığı zenginliğimizdir).
* Yazının tüm sorumluluğu yazarın şahsına aittir.

5 1 Oy
Gönderiyi Puanla
Abone ol
Bildir
guest
1 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör
ufuk namalan
ufuk namalan
1 yıl önce

Bu yazdıklarınıza şimdi iktidarın penceresinden nasıl bakıyorsunuz merak ediyorum

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
1
0
Düşüncelerinizi bildirmek ister misiniz, lütfen yorum yapınx