ANALİZARAŞTIRMADENEMELERSAĞLIKYAZILAR

Korkunun Sağlığımız Üzerindeki Etkileri ve Kurtulma Yolları

Bedensel ve ruhsal açıdan sağlıklı bir yaşam için hormonların dengeli çalışması çok önemlidir. Tek bir hormonun fazla veya az üretilmesi ruh sağlığımızın, metabolizmamızın ve organlarımızın çalışma düzenini olumsuz etkiler.

Kişi korktuğu zaman adrenalin, kortizol, noradrenalin, dopamin hormonları gereğinden fazla salgılanır. Adrenalinin fazla salınımı neticesinde damarlar büzülür ve kişi kalp hastalıklarına çok kolay yakalanır.

Kortizolün fazla salınımında ise vücudumuz glikojeni glikoza çevirir. Bu da, bağışıklık sistemine darbe vurur ve bu süreçte dışarıdan gelebilecek virüslere, mikroplara, hastalıklara açık hale gelirsiniz.

Kortizol yükseldiğinde hızlı bir şekilde kilo alırsınız. Sürekli açlık hissedersiniz. Vücutta mor lekeler oluşur, yüz bölgesinde koyu lekeler belirir, halsizlik, kas güçsüzlüğü, diyabet, insüline direnç tiroid rahatsızlıkları, tansiyon yüksekliği, psikolojik sorunlar, hormonal bozukluklar, adet düzensizliği ve daha birçok hastalıklarla karşılaşırsınız.

Kortizol bağırsak florasını bozup, bağırsağın pH’ini bozar. Bağırsağın probiyotiklerinin sayısı azalır. Adrenalin yükselmesi bağırsak florasını bozduğu için, b grubu vitaminler düşer.

B grubu vitaminlerin çoğu bağırsakta üretilir. B grubu vitaminlerin azalması durumunda hafızada düşüş, öğrenme yeteneğinde azalma, konsantrasyon eksikliği, dikkat dağınıklığı gibi hastalıklar ortaya çıkar.

Adrenalinin fazla salgılanması böbreklerden magnezyumun dışarı atılmasına sebebiyet verir. Magnezyumun dışarı atılmasından dolayı kalsiyum emilimi bozulur ve kemik erimesi problemleri ortaya çıkar.

Kortizolun çocuklarda yükselmesi durumunda Tip-1 Diyabet, Obezite, boy kısalığı, öğrenmede güçlük, dikkat dağınıklığı, depresif ruh halleri, tek başına bir yerde kalamama, panik bozukluklar, takıntılar, karanlıktan korkmak gibi…

Evet bir miktar korku, tedbir almak için iyidir lakin fazlası kişinin sağlık durumunu altüst eder. Korkularımızı yönetmeyi öğrenmemiz gerekir ve kesinlikle çocuklarımızın hem ruh, hem beden sağlıkları için onları korku kültürü ile yetiştirmemeliyiz.

Noradrenalin, atalarımızdan bize kalan bir hormonumuz. Korku anında tansiyonu yükseltir, damarları büzüştürerek düşmandan kaçabilmemizi sağlar fakat bugün stresten ve korkudan bu hormonun yükselmesi, o enerjiyi dışarı atamamamız, tansiyon yükselmesi hayra alamet olmaz…

Korkularımızı manevi olarak yönetmenin yanı sıra, şu reçetelerde bir miktar yardımcı olacaktır.

Öncelikle kaliteli bir uyku uyumalıyız.
Tek bir gecelik uyku uyumamak yukarıda saydığımız bütün hastalıkların ortaya çıkmasını sağlayacaktır. Çünkü kortizon 5 kat, 10 kat daha artacaktır. Vücudumuzda yeşil ve mavi renk, kayroterapi, renklerle tedavi, bilimsel olarak dünyanın birçok yerinde uygulanan bir tedavi metodudur.

Renklerin insanlara tedavi etme özelliği vardır. Korkuları ve bu tür rahatsızlıkları, depresif rahatsızlıkları olanlar, yeşil ve mavi rengi çok kullanmaları gerekir. Ayrıca kendisini yalnız hisseden, ötekileşmiş hisseden mutlaka turuncu rengi çok kullanması gerekir.

Yine güzel sesler dinlemek, özellikle tabiat sesleri ve güzel müzikler dinlemesi onun tedavi sürecini kolaylaştıracaktır.

Güzel manzaralar, özellikle tabiat manzaraları izlemek, bunun yanı sıra Yasemin, Gül, Adaçayı, Safran, Lavanta, Greyfurt kokularını koklamakla; koku tedavisi yapmalı.

İnsan, sadece yemekle içmekle tedavi olmaz. İnsanın tek gıdası yemek veya içmek değildir. İnsanın tensel gıdası, görsel gıdası, işitsel ve kokusal gıdaları da vardır.

Depresyondan kurtulabilmek için,
korkularımızı atabilmek için,
özellikle panik ataktan kurtulmak için,
Depresif rahatsızlıkların hepsinden ve takıntılıklardan kurulmak için; Yarpuz, Nane, Gül, Lavanta, Melisa, Sarı Kantaron, Karabaş Otu çayları kullanılabilir.

Sarı kantaron gündüz içilir.
Kediotu, kaliteli bir uyku için akşam içilir.
Kedi otunun yanı sıra ayva çayı içmek melatonin salgısını artıracağı için kaliteli bir uyku sağlar.

Zerdeçal, korkuyu ve kötü anıları gidermede çok etkilidir.

Bu saydığımız bitkilerden herhangi birisini kullanacak kişi eğer ki antidepresan bir ilaç alıyorsa, ilaçla etkileşim olabileceği için, ona doktoruna danışmasını öneririz.

Hepinize sağlıklı, korkusuz, mutlu, huzurlu, serotonin, oksitosin, endorfini, melatonini bol olan günler diliyorum.

Tepkinizi İfade Edin
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry

* Kaynak belirtmek suretiyle alıntı yapılabilir.
* Yazarın düşüncesi, sitenin genel düşüncesinden farklı olabilir (Düşünce farklılığı zenginliğimizdir).
* Yazının tüm sorumluluğu yazarın şahsına aittir.

Medine Oruç

Doğal Terapiler Uzmanı Homoralpatoloji uzmanı Doğal beslenme uzmanı Kayroterapist Fititerapist Hirodüterapist Cupingterapist Araştırmacı - Eğitimci Danışman
4.5 11 Oy
Gönderiyi Puanla
Abone ol
Bildir
guest
5 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör
Necla Demir
Necla Demir
5 ay önce

Yüreğinize emeğinize sağlık ablacığım demeki korku deyip geçmemek lazımis sayenizde çok güzel bilgiler öğreniyoruz Allah razı olsun sizden 😊🙏

Tuba koçak
Tuba koçak
5 ay önce

Medine hocam 👏🏼

Cigdem yilmax
Cigdem yilmax
5 ay önce

Medine hocam yolunuz acik olsun

Şerife Öcel
Şerife Öcel
5 ay önce

Bu kıymetli bilgileri bizlerle paylaştığınız için çok teşekkür ediyorum Medine hocam ilminize bereket..

Hatice KAYA
Hatice KAYA
3 ay önce

Bir hususu hatırlatmakta fayda var. Sarı kantaron çiçeği veya otu çay olarak içildiğinde karaciğer değerlerini bozuyor. Özellikle karaciğerde yaplanması olan kişilerin kesinlikle sarı kantaronu çay olarak tüketmemeleri gerekir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
5
0
Düşüncelerinizi bildirmek ister misiniz, lütfen yorum yapınx
()
x