DENEMELER

Üçü Bir Arada…

Başlığı okuyup, bir kahve içimi tarifi olacak sandınız değil mi?
Bedenimizi, organizmamızı kirleten kimyasallara girmek değil amacım…

Ruh organizmamızı,
zihin organizmamızı kirleten
üç ana unsurdan bahsetmek istiyorum….
Göz…. Dil…. Kalem….

İnsanın kimliğini, kişiliğini kırdığımız; kendimize kullanmaktan asla hoşlanmadığımız üçlü… Çocukluğumuzdan beri, kaç insanı yıktık kim bilir?! Kaç insana alaycı baktık. Kaç insana sen bir işe yaramazsın dedi, kaç insana “sen görürsün” mesajını verdi, kaç insanı “hiç”lik duygusuna soktu bakışlarımız…. Kaç insana “öfke” penceresiyle baktık; kırdık, döktük, hiç konuşmadan… Sen de kim oluyorsun, hiç bir işe yaramazsın dedi bakışlarımız. Ve hep kendimizden düşük insanlar aradık, bakış oklarımızı fırlatmak için… Büyüklerde ezildi, küçükleri ezdik… Kompleksli bakışlarımızla çok insanı ezmekten hiç çekinmedik.

DİLimiz, zaten en çok çalışan organımız. İç huzurumuzu bütünleştirememenin en etkin silahıdır dil… Ruhunda dercettiği zehir kanalıyle fırlatır oklarını sağa-sola… yakar, yıkar, döker… hiç bir parantez içine almadan, hiç bir tırnak işareti koymadan sürekli çalışır…

Zihninde ki tüm çamurları, tüm kırıkları, tüm bastırılmışlıkları olanca gücüyle akıtır, dil kanalıyle. DİLİM DİLİM, DİLİMLE GİYDİM KİLİM derken büyükler, serttir, yırtar, yakar.. Kilimden giyilen her şey.. Yani, dilin sonucuna katlanmanın çok zor olduğunu anlatmak için… “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır” serlevha sözümüzü hiç okumamış, duymamış gibi…

ya KALEM…
Kalem’in zararlarını; saymakla, okumakla, yazmakla anlatamayız… Söyleyemediklerimizi, gözlerimizle aktaramadıklarımızı, nasıl da fırsat kollarız “her taşı gediğine koymak” için. Ezilmiş, sindirilmiş, sünepe zihnimizde bastırılmış, kıstırılmış, kompleksi cerahatları… irinleri.. Çok insanları kalemimizle, kırarız kalemlerini… acımasız bir yargıç gibi. Hayat hakkı, yaşam hakkı tanımayız… (son zamanlarda bunu hocalar çok yapıyor maalesef).

Hani bizler, ufacık ufukta gördüğümüz iyilik tanelerini ya tutarsa, ya büyürse ümitleriyle atacaktık toprağa…
Tohum saç bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!
Hey gidi Küheylan koşmana bak sen!
Çatlarsan doğuran kısrak utansın! “diyerek;
usta Necip Fazıl Kısakürek’ı anmadan da geçemeyeceğim…
Evet “ya tutarsa “deyip, atalım göle iyilik mayalarını. Gülen” göz” ün, şeker gibi dilin hayat veren bir kelam’ın karşısında kim dura bilir ki…

“iğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır”manın yeni adıdır EMPATİ..
Sen O ol, O sen olsun
O’nun sandalyesine oturun bir kez, Onu yargılamadan…
yargıç olmadan SANIK olun ve kendi kararınızı kendiniz verin!
Önce O’nun varlık alanını kabul etmemiz gerekir. Sonra O’nun bize göre istenmeyen taraflarını konuşa biliriz, eritebiliriz, azaltabiliriz; ya da olduğun gibi kabul edebiliriz. Ama önce o potaya kendimizi koyup eritebilmeliyiz… Kırıp dökmemek için, olanı olduğu gibi kabul etme süreçlerini iyi görmek lazım..

YA AKACAKSIN YA BIRAKACAKSIN BAŞKA ÇARE YOK!
BIRAKTIKLARIMIZ KADAR GÜÇLENİYORUZ..!
AKTIĞIMIZ KADAR DERİNLEŞİYORUZ..!
AKTIĞIMIZ KADAR BÜYÜYORUZ…!
Olanı kabul etme olgunluğunu göstermek. Tabi bu “doğru olduğunu kabul etme “anlamında değil! EMPATİ…. O’nun yerine kendini koyup SANA bakmaktır… Evet” üçü bir arada “yı kullanmak için; zihninizin, şahsiyetinizin, asaletinizin, insanlığınızın kirlenmesini göze aldınız mı?! Merak etmeyin, tariflerimiz denenmiştir…
haydi…
önce sana…
afiyet olsun..

İclalgül Gölgeli
Danışman-Yaşam Koçu
02.1.2021

Tepkinizi İfade Edin
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry

* Kaynak belirtmek suretiyle alıntı yapılabilir.
* Yazarın düşüncesi, sitenin genel düşüncesinden farklı olabilir (Düşünce farklılığı zenginliğimizdir).
* Yazının tüm sorumluluğu yazarın şahsına aittir.

İclalgül Gölgeli

İclalgül Gölgeli, 12 kardeşin 9 numaralı, 60 doğumlu Malatya'nın Gündüzbey kasabası'nda dünyaya gelen, yüksek öğrenimini Ankara Gazi Üniversitesi'nde yapan, hayatını kendini ve insan yetiştirmeye adayan bir garip virgülüm. Yazar değilim. Hayatıma dair çok insan hikayeleri biriktirdim. Çok iniş çıkışlarım, çok duraklarım ve yol başlangıçlarım oldu. Kısacası, insan okuyor ve insan dokuyorum. Son nefesime kadar da böyle olacak umuyorum. Saygı selam ve başarı dileklerimi iletiyorum.
4.5 11 Oy
Gönderiyi Puanla
Abone ol
Bildir
guest
7 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör
Ayşe Turancı
Ayşe Turancı
3 yıl önce

Emeğine sağlık ablacım harika bir yazı olmuş

Saniye ALTINOK
Saniye ALTINOK
3 yıl önce

Çok güzel olmuş tebrik ederim

Derya katırcı
Derya katırcı
3 yıl önce

Harika çok güzel bir anlatım ve bakış açısı malesef günümüzün hastalığı empati kurmak ve yargılamak emeğinize sağlık

Ebru göncü
Ebru göncü
3 yıl önce

Daha önceki yorumlariniz gibi buda harikaydi emeginize saglik.👏👏👏

hicran erkişi
hicran erkişi
3 yıl önce

Yumuşacık yazılar insan okurken yazının samimiligine kapılıyor….yazarının yüreğinden dökülen bu sıcak cumlerler için teşekkür ederim hem huzurlu hem de aydınlatıcı insan ” evet haklı ” demekten kendini alikoyamiyor..

Filiz gündüz
Filiz gündüz
3 yıl önce

Söylediklerini yaşayan ve başkasında da yaşatmak için çok gayret ve istekle çabalayan değerli insansınız iclal ablacım 🌷❤️

Şerife Öcel
Şerife Öcel
3 yıl önce

Yolunuz her daim açık olsun..

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
7
0
Düşüncelerinizi bildirmek ister misiniz, lütfen yorum yapınx