Kötülük Problemine Karşı İmtihan

0
61

1-Tanrının her şeye gücü yeter.
2-Tanrı her şeyi bilir.
3-Tanrı sonsuz rahmet ve merhamet sahibidir.

O HALDE

1-Tanrının her şeye gücü yetiyorsa, dünya üzerindeki kötülükleri engelleyebilir.
2-Tanrı her şeyi biliyorsa, dünya üzerindeki kötülüklerden de haberi var demektir.
3-Tanrı sonsuz rahmet ve merhamet sahibiyse, dünya üzerindeki kötülüklere göz yummaması gerekir.

Bunları yapmıyorsa Tanrı ya her şeye gücü yeten, ya her şeyi bilen ya da sonsuz rahmet ve merhamet sahibi değildir.

Yukarıda gördüğünüz denklem, kötülük probleminin felsefi olarak dile getirilmiş önermesidir. Kötülük problemi şeklinde isimlendirilen önerme kısaca budur.

Önerme, son derece tutarlı ifadelerden oluşturulmuş gibi görünür. Zaten bu sebepten dolayı uzun yıllar boyunca bu denklem, ateizmin en önemli argümanlarından birisi olarak kabul edilmiş ve oldukça etkili bir şekilde de kullanılagelmiştir.

Hatırlarsanız daha önce bu problemi “insan” bağlamında ele almıştık. İnsanın kendi elleriyle yapıp ettiklerinden ötürü Allahı suçlamasının mantıksız olduğunu ve abes kaçtığını ifade etmiştik. Bu yazımızda ise konuyu daha çok irade ve imtihan bağlamında ele alacağız.

İnsan sık sık hayatı sorgulama ve bir anlam arama çabası içerisine girer. Bu, onu diğer canlılardan ayıran en önemli olgudur. Neden var olduğu, neden dünyada böylesi bir hayat sürdüğü, nereden gelip nereye gittiği gibi sorular bütün insanların her daim zihnini meşgul etmiştir. Haliyle bu sorulara birçok cevap da verilmiştir. İslam düşüncesinde bu sorulara verilen yanıtlar genel olarak “imtihan” fikri bağlamında şekillenir. Fizik ötesi alana dahil olan bu konuda tek doğru, elbet Allah’ın bilgisine dahil olacağından Kuran’ın “imtihan” diye verdiği yanıtı dikkate almak zorundayız.

İmtihan ise içerisinde doğru ve yanlış olmak üzere iki yanıtı da barındırmak zorunda olan durumlar silsilesidir. İmtihanda “yanlış” olduğu kadar “doğru” da vardır ve hedeflenen şey, bu yanlışların arasından doğruları bulabilmektir. İnsanın Allah tarafından sınandığı ve imtihana tabi tutulduğu kabul edilirse kötülük anlamlı hale gelecektir. Çünkü iyi insanın belirlenebilmesi ve imtihanın geçilebilmesi durumu ancak “kötü“nün varlığına bağlıdır. Kötü olmadan iyi, iyi olmadan da kötü var olamaz.

Ve bu noktada “insanın özgür iradesi” çerçevesinde ele alacağı seçimler, son derece kritiktir. İnsan iyi ve kötüye eşit mesafe uzaklıkta ve iyi ile kötüden herhangi birini tercih etmek de kendi hür iradesine bağlıysa, bu durumda kötülük probleminin gizemli büyüsü bozulacaktır. İmtihan cevabı; Allah’ı zayıf, kötü ve acımasız yapmaz. Hikmetinin mahiyetini ancak Allah bilir fakat imtihan cevabı, Tanrıya nisbet edilen bu saldırıları bertaraf eder. İnsanın özgür iradesi de imtihan fikrinin en can alıcı mekanizmasını oluşturur. Dersine çalışmayan, başarılı olmak için bir çaba da göstermeyen öğrencinin sınavda yanlış cevapları işaretlemesi, öğretmenin adaletsiz olduğu anlamına gelmez. Öğretmenin adil, iyi, merhametli olup olmaması sorulara doğru cevabı da koyması ve çalışanla çalışmayanı birbirinden ayırmasına bağlıdır. Eşitlik her zaman için adalet demek değildir. Allah adildir, ayrıcalık sunmadığı için -tabiri caizse çalışanla çalışmayana aynı notu vermediği için- öğretmeni suçlamak, çok çarpık bir adalet tasavvurunun dile getirilmiş halidir. Böylesi bir adalet tasavvur edenler, kötülüğün varlığından Allahı suçlamak yerine önce çarpık zihinlerini ıslah etmelilerdir.

Belki bu yazının akabinde, konuyla alakalı diğer yazımızı da okumak istersiniz. https://www.kalkuyarhareketi.com/2019/02/13/tanri-kotuluklere-neden-mudahale-etmez/

Müslüm Zunluoğlu