DENEMELER

Aldatan, aldanır…

Başlangıçta bir olmak, birbirimizi tamamlamak için girdiğimiz ilişkiler, ilk günlerdeki dinamiğini koruyamaz. Baştaki heyecan, tutku, özlem, beklenti yerini belli bir monotonluğa bırakır. Süreç ile birlikte çiftlerin bu monotonluğa bakışı sıkıntı yaratmıyor, ilişki dinamiği korunuyor ise problem yoktur. İlişkilerde iniş ve çıkışlar normaldir, fakat bazı ilişkiler bu doğal iniş çıkışlar dışında da darbe alabilir. Evliliklere en büyük darbeyi vuran eylemlerden biri “Aldatma”dır.

Sadakatsizlik ve aldatma aynı şey değildir. Sözlük anlamlarına bakacak olursak; Sadakatsizlik “Dostluğu ve bağlılığı içten olmamak, doğru ve gerçek olmamak anlamını taşırken, aldatma; “Birine verilen sözü tutmamaktır”. Erkek kadın ilişkilerinde ise bu kelimeler daha derin anlamlara gelir. Gizli bir eylem ve seçim olan “sadakatsizlik”, duygusal ve cinsel olarak birbirine ait olma sözünün çiğnenmesi, eşden gizli olarak kandırma eylemine devam etmesidir. Aldatma ise benim dediğiniz kişinin, başkasına ait olduğunu öğrenmektir.

Sadakatsizlik, tıpkı yalan gibi gayri ahlakî bir seçimdir. Nedeni ne olursa olsun, aldatma kabullenilmesi zor, hatta çoğu zaman imkansız bir durumdur.

Aldatma Sadece Cinsel Değildir!

Aldatma sadece cinsel değil, duygusal hatta zihinsel de gerçekleşir. Zihinde olan aldatmalar eyleme geçmediği, kişide kaldığı sürece sıkıntı yaratmaz fakat eyleme döküldüğünde sıkıntı ortaya çıkar. Yapılan bir araştırma kadınların %70’in evliliklerinde aldatılacağı şüphesi duyduğu tespit edilmiştir. Bunun nedeni “her erkek aldatır“ mitidir.

Aldatılan kişiler genelde aldatıldıklarını kabullenmekte zorlanırlar. Gerçek ile yüzleştiklerinde ise bu duygu çok yıpratıcı ve yıkıcı olur.

Aldatmanın altında yatan nedenler ve aldatma psikolojisi oldukça karmaşıktır. Herkesin farklı nedenleri farklı duyguları vardır. Dolayısı ile aldatma psikolojisi kişiye göre değişir.

Aldatma bir ilişki de yaşanabilecek en büyük depremdir. Her şey birden altüst olur ve artçıları da uzun süre devam eder. Kadınların ve erkeklerin aldatma sebepleri farklıdır. Yapılan bir araştırma kadınların %60’ı aldatmadan önce mutsuz olduklarını, erkeklerin ise %30 oranında mutsuz olduğu tespit edilmiştir.

Kadınlar genellikle duygusal nedenler ile aldatırlar. Erkekler için ise duygusal nedenler ikinci sıradadır. Erkekleri aldatmaya yönelten çoğunluk ile cinselliktir.

Erkekler Neden Aldatır?
Çocukluktan iç çatışmaları olan erkeklerin aldatma olasılığı çok yüksektir. Aslında erkeklerin aldatmak için bir nedene de ihtiyacı yoktur. Heyecan olsun, skor olsun, namım yürüsün! Çünkü çoğu zaman çok sayıda kadın ile ilişkiye girmek toplumda taktir görür. Hatta avcı hikayeleri gibi takdir toplamak isteyen erkekler gerçek dışı hikayelere başvururlar. Ayrıca ezilen erkek, aldatarak bir nevi hayattan intikam alır. Ezilen ve kırılan gururunu, aldatarak, hayattan ve kaderinden intikam alır. Aldatmayı bir varoluş mücadelesi olarak görür. Özellikle evli ve çocuklu erkekler, kendilerinden yaşça küçük genç kadınlarla ilişkiye girerek halen güçlü olduklarını kendilerine kanıtlamaya çalışabilirler (*).

Kısaca erkeklere göre aldatmanın nedenleri şu şekilde ifade bulur: “ Her erkek yapar, heyecan olsun diye, arkadaşlarımı etkilemek için, başka kadına aşık oldum, sarhoş olduğum için, eşim ile sorunlarımız var, ortam onu gerektirdi, olaylar öyle gelişti, karım benim ile ilgilenmiyor, ona acıdığım için, canım seks istiyordu, istediğimi elde edeceğimi kendime kanıtlamak istiyordum, karım eskisi gibi kendine bakmıyor…. “ (*)

Kadınlar Neden Aldatır?
Mutsuz olan kadının aldatma olasılığı yüksektir. Kadının eğitiminin artması, iş yaşamında aktif rol oynaması, aldatma konusunda erkek egemenliğinin kırılmasına yol açmıştır. Kadınlar kişilik yapısına göre aldatma konusunda farklı tutumlar gösterir. Bu tamamen ilişkinin gidişatı ve kadının ruh hali ile ilgilidir. Kadın başka birine aşık olduğu için partnerini aldattığında çok daha az vicdan azabı duyar.

Kısacası kadınlara göre aldatma nedenleri şu şekilde ifade bulur: “Mutsuzum, çok zekiydi, tatmin olamıyorum, aşık oldum, beni çok ihmal etti, şefkat ve ilgiye ihtiyaç duydum, yalnız hissettiğim için, kariyer yapmamda yardımcı olacak diye… “(*)

Kadın aldattığı zaman, duygularıyla toplumun baskısı arasında yaşanan sürtüşme ve çatışma gerilimli bir süreçtir. Bu nedenle kadının aldatması daha zor bir deneyimdir. Kadınlar aldattığında çok daha dikkatli davranırlar. Her ayrıntıyı düşünürler. Çünkü kadın günübirlik ilişki değil uzun süreli ve duygusal bağları kuvvetli bir ilişki yaşamak ister ve bu onun için daha önemlidir. (*)

Aldatma çiftler için ciddi bir kriz, aldatılan için ciddi bir travmadır. Hemen her kültürde aldatma, ilişkilerin sona ermesi ve boşanmaların ilk nedenidir. Evlilik terapistlerine gelenlerin neredeyse yarısı aldatma ve aldatılma tedavisi için başvurmaktadır. Pek çok çift aldatılmayı “ilişkinin sonu” yada “sonun başlangıcı” olarak görür. Ancak evlilik terapilerinde gördüğümüz bir gerçekte, terapiye gelenlerin, uzun yıllardır süren ilişkilerine devam etmek ve bu süreci sağlıklı atlatabilmek için geldiğidir.

Aldatmanın tedavisinde en önemli nokta, aldatmaya sebep olan sorunların tespitidir.

Aldatılan kadar, aldatan için de bu süreç zordur. Suçluluk duygusu her taraftan aldatanı kuşatır. Bu süreçte iki tarafında yara almadan çıkmaları neredeyse imkansızdır.

Aldatma ile gelen ilk şok, ardından ne yapacağını bilememe, kırılan özgüvenin tamiri, aldatmanın önüne nasıl geçeceğini bilememe, af etmek…

Bu süreçler içerisinde terapistler yol gösterici olarak yardımcı olacaklardır.
Af etmek uzun bir süreçtir. Yaşanılanları kabulden sonra af etme süreci gelir. Af etmek kendi fiziki sağlığınız içinde önemlidir. Çift aldatmanın yaşanmış olmasından dolayı pişman ve hiç yaşanmamış olmasını düşünerek ilişkiye devam etmeye istekliyseler, yola birlikte devam edebilirler. Yola devam edebilmenin olmazsa olmaz şartı kaybedilen güvenin yeniden inşasıdır, bu çok zor olsa da, iyi bir iletişim ile aşılabilir bir durumdur.

Aldatılan, aldatıldığını elbette unutmayacak, ama ilişkisinde mutlu olduğu anları unutmayarak, yeni mutluluklar inşa ederek kendini iyileştirmek zorundadır.

Hayatta her zaman güzel şeyler zaman alır!
Ve unutulmaması gereken,
aslında her zaman aldatan, aldanır!

Dipnotlar:
(*) Aldatma ve Sadakatsizlik / Gerald R. Weeks – Cem Keçe

Tepkinizi İfade Edin
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry

* Kaynak belirtmek suretiyle alıntı yapılabilir.
* Yazarın düşüncesi, sitenin genel düşüncesinden farklı olabilir (Düşünce farklılığı zenginliğimizdir).
* Yazının tüm sorumluluğu yazarın şahsına aittir.

Yeşim Mızrak Gemici

1971, Şubat, Bursa doğumlu Yeşim Mızrak Gemici; evli ve 2 çocuk annesi, ilişki ve evlilik danışmanı ve profesyonel yaşam koçudur. Ayrıca 2000 yılından beri Kur'an Talebesidir. Okumayı, seyahat etmeyi, psikoloji ile ilgili araştırmaları sever. İnsan ayetini okumaya meraklı, dünya da yolcudur...
4 8 Oy
Gönderiyi Puanla
Abone ol
Bildir
guest
4 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör
Zehra güdücü
Zehra güdücü
1 ay önce

‘Aldatma ise benim dediğiniz kişinin, başkasına ait olduğunu öğrenmektir.’ sözünüzdeki sanki bir mala ait olma gibi sahiplenme yok mudur? Kişiliği olan bir canlıdan söz ediyorsak benim malım gibi bir muamele yapmak doğru mudur? Kadın cinayetlerinin sebebi bir malın sahibi gibi kadınının sahibi olduğunu düşünen bencil erkekler değil mi? Bu cümleniz De sizi oraya götürmüyor mu?

Yeşim Gemici
Yeşim Gemici
Yanıtlayan  Zehra güdücü
1 ay önce

İnsan sevdiğini sahiplenir, bu içgüdüsel bir durumdur. Sahiplenme de , kişiyi mal algılamaktır sağlıksız olan . Burada ki “benim dediğiniz” derken evlilik ile birlikte verilen sadakat , sözünden dolayı başkasına gitmez diye düşündüğünüz kişi anlamında kullanılmıştır. Yoksa Kimse kimseye Mal muamelesi yapamaz, yapıyor ise de bu sağlıksız bir durumdur.

Semra Firengiz..
Semra Firengiz..
28 gün önce

Yeni mutluluklar arayışı kişiyi daima inşa eder,tabiki helal arayışlar olmalı bunlar.Arayışı hakikati bulanlardan olalım inş.Dua ve sevgilerimle ,tebrik ve takdirlerini sunuyorum

vijdan erdoğan
vijdan erdoğan
14 gün önce

Aldatmak sadece eşlerin başka birileriyle yaşadıkları duygusal yada fiziksel beraberlikle sınırlı değildir. Eşler birbirlerini başka şeylere çok daha fazla değer vererek te aldatabiliyorlar ,işkolik yada ailesine eşinden çok daha fazla değer veren bir eş düşünün. Buna bir sürü örnek sıralayabiliriz benim ilk aklıma gelenler bunlar oldu , peki çözüm ne ..?

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
4
0
Düşüncelerinizi bildirmek ister misiniz, lütfen yorum yapınx
()
x