Allah’ın Selamı Kimin Üzerine Olacak?

0
7

Selam; 
Barış, Esenlik, Selamet, Güvenlik anlamlarını içermektedir.
 
Bir insana selam verdiğimizde, aslında ona şu mesajı vermekteyiz;
barış ve esenlik seninle olsun,
benden sana asla zarar gelmez,
benim yanımda emniyet ve güvendesin…
O yüzden selam, güvenin ve barışın teminatıdır.

Müslüman yaşadığı her yerde barışın, güvenliğin teminatı olarak var olmak zorundadır.

İslam toplumunda selam vermek ne yazıktır ki anlamını yitiren geleneksel bir alışkanlık halini almıştır.

İslami kavramların çoğunun içi boşaltıldığı gibi ‘selam’ kavramı da anlamsızlaştırılmıştır.

Selam, içi dolu dolu olan ve bir manifesto niteliği taşıyan evrensel bir duruş ve iddiadır.

Allah, Müslümanın Müslüman olmayanlara da o barışı esenliği yaşatmamızı emreder.
“Rahman’ın has kulları olan kimseler, yeryüzünde vakarlı bir tevazu ile yürürler ve cahillerle muhatap olduklarında “Selam” der (geçer)ler.’’ (Furkan suresi 63)

Bu ayet, ne yazık ki Müslümanlar tarafından hep yanlış anlaşılmıştır. 
Müslümanlar birbirleri ile karşılaşırken selamın aleyküm der,
Cahilleri görünce sadece selam der geçer. 
Müslüman olana da olmayana da aynı barış konusunda aynı hissiyatı vermek zorundayız. 
Meyhanede/pavyonda karşılaşan da 
Kumar masasında karşılaşan da
Fuhuşhanelerde karşılaşan da
Tefecilerin mekanında karşılaşan da
Uyuşturucu içilen mekanlar da karşılaşanlar da
Mafya bireylerinin karşılaşmalarında da
Kısacası bir çok gayrimeşru ve barışın selametin yok edildiği ortamlarda bile selamın aleyküm sadece geleneksel bir tekerleme olmuştur.

Allah’ın selamı, esenliği o kadar önemlidir ki, şeytanlaşmış insan asla dünyanın barış yurdu olmasına müsaade etmeyecektir çünkü;

“Elif, Lâm, Mim, Râ. Bunlar Kitab’ın ayetleridir. Ve sana Rabbinden indirilen haktır. Ancak insanların çoğu iman etmezler.’’ (Rad Suresi, 1)

“Hem -sen gönülden arzuluyor olsan dahi- insanların çoğu yine de inanmayacak.’’ (Yusuf suresi 103)

“Onların da çoğu, ortak koşmadan ALLAH’a inanmaz.’’ (Yusuf suresi 106)

Görüldüğü üzere çoğunluklar her zaman imandan uzak olduğu için asla dünya darusselam yani barış yurdu olamayacaktır.

Ama darusselam yani barış yurdu Rabbimizin projesi olmuştur. Bunu da Kur’an da açıkça görmekteyiz.

“Allah insanları esenlik, barış yurduna çağırır ve dilediği kimseleri doğru yola iletir.’’ (Yunus Suresi, 25)

Rabbimiz insanları gerçek mutluluğa, esenliğe ve güvenliğe çağırmaktadır. Hem dünyada hem de ahirette bizler için ideal olarak bahsettiği yurt budur. Dünyada bizlerin iradesi ile gerçekleşmezse eğer, ahirette muhakkak gerçekleşecektir. Cennete “selâm yurdu” adının verilmesi, oraya gi­renin her türlü afet ve musibetten selâmete ermesinden ötürüdür.

Allah’a kulluğun perde arkasında aslında dünyayı barış ve esenlik yurdu yapması yatmaktadır. Ama nankör ve azgın insan bunu asla gerçekleştiremeyecektir. O yüzden Allah cennetini barış ve esenlik yurdu olarak tanımlamıştır.

İşte selam konusunda dünyanın ve insanlığın durumu maalesef budur.

Aslında asıl önemli olan Allah’ın selamı acaba kimin üzerinde olacaktır. Rabbimiz kitabında bunun müjdesini de vermektedir.
 
“Bizim ayetlerimize iman edenler sana geldiklerinde, onlara de ki: “Selam olsun size. Rabbiniz rahmeti Kendi üzerine yazdı ki, içinizden kim bir cehalet sonucu bir kötülük işler sonra tevbe eder ve (kendini) ıslah ederse şüphesiz, O, bağışlayandır, esirgeyendir.” (En’am suresi 54)

Oradaki duaları: “Allah’ım, Sen ne Yücesin”dir ve oradaki dirlik temennileri: “Selam”dır; dualarının sonu da: “Gerçekten, hamd alemlerin Rabbi olan Allah’ındır.” ( yunus suresi 10)

“Ey Nuh” denildi. “Sana ve seninle birlikte olan ümmetler üzerine Bizden selam ve bereketlerle (gemiden) in. (Sizden türeyecek diğer kafir) Ümmetleri de yararlandıracağız, sonra onlara Bizden acı bir azap dokunacaktır.” (hud suresi 48)

‘’iman edip salih amellerde bulunanlar, Rablerinin izniyle altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere konulmuşlardır. Orada birbirlerine olan dirlik temennileri: “Selam”dır.’’ (İbrahim 23)

‘’ İşte onlar, sabretmelerine karşılık (cennetin en gözde yerinde) odalarla ödüllendirilirler ve orda esenlik dileği ve selamla karşılanırlar.’’ (Furkan suresi 75)

‘’ Rablerinden korkup-sakınanlar da, cennete bölük bölük sevkedildiler. Sonunda oraya geldikleri zaman, kapıları açıldı ve onlara (cennetin) bekçileri dedi ki: “Selam üzerinizde olsun, hoş ve temiz geldiniz. Ebedi kalıcılar olarak ona girin.” (zümer suresi 73)

Konu ile ilgili Kur’an’da daha bir çok ayet mevcuttur.

Görüldüğü üzere Allah’ın selamı takvalı kullarının üzerinde her zaman olacaktır. Allah’ın selamı aslında dünyada ve ahirette güzelliğin teminatıdır.

Sonuç olarak şunu diyebiliriz ki,
Selam konusunda insanlar ne yazık ki sınıfta kalmıştır ve dürüst olmadıklarını göstermiştir çünkü dünya hiçbir zaman barış yurdu olmamıştır.
 
Selamına sadık olan yine Allah olmuştur.
Ne mutlu ki Allah’ın selamına muhatap olan kullara.
Allah’ın selamı hak edenin üzerine olsun.
Her şeyin doğrusunu bilen Allah’tır.

Erkan Erdoğan