MAKALELER

Hangisi? Ne Nedir, Ne Değildir?

Hangisi…?!…

Ne nedir, ne değildir?

Doğru bildiğimiz yanlışlar nelerdir?…

Ya yanlış bildiğimiz doğrular…?

Hayatta kalma güdümüz en güçlü varoluşsal güdümüzdür; bu nedenle de kendimizi güvende hissetmek için belirli yerlere, kişilere, olaylara, inançlara, kurallara, şartlara, mekânlara ve küçükten büyüğe yapısal sistemlere (aile, okul, iş, dernek, vakıf, parti, tarikat, cemaat, mezhep, din, yönetim sistemi, dünya gezegeni…) aidiyet geliştirerek kendimizi rahat ve emin hissedeceğimiz “konfor alanları” oluştururuz ve/ya bizim için üst akıl tarafından hali hazırda oluşturulmuş olan alana dahil oluruz… ve bu, “ben” hakikatinin ortadan kalkması anlamına gelir…

Hayatımızı şöyle bir sorgulayalım mı…?

Biz kimiz, neyiz?

Bir ruh sahibi olan varlıklar mı yoksa bir beden sahibi olan ruh muyuz?!…

Bir alem için yaratılmış varlıklar mı, alemin kendi içinde yaşadığı ve döndüğü enerji miyiz…?

Somut, madde ve toprak beden mi biziz; sezgisel, enerjisel, titreşimsel bir frekans mı…?

Bilmek sadece mantık ile akıl yürütmekle midir, sezgisel bilme ve hissetme de akletmek ve bilmek midir…?

Beyin mi akılı yönetir kalp mi…?

İki gözün gördüğü mü yanıltır, gönül gözünün hissettirdiği mi…?

Somut-madde alemde aynı görünen farklı varlıkların titreşim ve enerjilerinin asla aynı olmadığı neyi ifade eder…?

Ölüm bir yok oluş/son mu, yoksa bedenin çözülümü ve ruhun açığa çıkarak boyut değişimi midir?

Sonlu ve bitecek bir hayat mı sonsuz ve sınırsız bir hayat mıdır bize verilen…?

Yaratılmış olan her şey aslında sadece tek “bir” şey ise…? Ve her şey O şeyden, titreşimlerle ayrılarak varlık iddiasında ise…?!… Bu hakikati nasıl anlayabiliriz?

Oku! Derken Yaradan; neyi, hangi kitabı, nasıl oku’mamızı istemişti?

Kitap ; asıl olarak mushaf mıdır yoksa insan ve yaratılmışlar mıdır…?

Hakikat nedir?
Gerçek nedir?
Doğru nedir?
Yanlış nedir?
Ölçü nedir?
Kime göre, neye göre, nereye göre…?!

Toprak; tutan mı, donuk mu, arz mı, beden mi?
Ateş; yakar mı, güneş mi, enerji mi, akıl mı…?
Hava; eser mi,rüzgarlar mı, nefs mi, nefes mi…?
Su; sıvı mı, kan mı, akar mı, bilgi mi…?
Nur; ışık mı, yakan mı, enerji mi, bilinç mi, şifa mı…?

İnsanı insan yapan bu cevherler hayatımızın neresinde…? Sadece doğa mı bunlara sahiptir…?

Dış dünya dediğimiz de nedir; iç alem bilinmezken…?!

Bütün bunların hepsinin bir harmanı olan insan; şu dünya kervanını kurup da yola düşmüşken, esas öz’ümüzü hatırlayarak bir’lik bilinci içinde yaşayabilmek, sanırım bu hayatı yönetebilmemiz anlamına da gelir…

Daha verecek nice nice detay ve örnekler var, siz ne dersiniz bu konuda? Sizin bu konuya katkınız neler olabilir…?

Sevgiyle Güzel İnsanlar…🌹🌹🌹
Peri’han Taşdemir Taylı…🌾🌾🌾

Tepkinizi İfade Edin
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry

* Kaynak belirtmek suretiyle alıntı yapılabilir.
* Yazarın düşüncesi, sitenin genel düşüncesinden farklı olabilir (Düşünce farklılığı zenginliğimizdir).
* Yazının tüm sorumluluğu yazarın şahsına aittir.

0 0 Oy
Gönderiyi Puanla
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
0
Düşüncelerinizi bildirmek ister misiniz, lütfen yorum yapınx