Hepimiz Muhafazakarız

0
187

İnsan kendine yakındır. Kendince bir yorum katar hayatın cilvelerine. Çevresine hayata dair algılarını yansıtır. Kimi temizlik hastasıdır mesela, hayatı kir ve pas içinde görür, onu temizlemeye çalışır. Kimi de tembeldir, hayatın zorluklarını kaçınılması gereken bir şeymiş gibi görür, misafir istemez, iş olsun istemez, vesaire.

İnsan en çok kendine yakındır. Hayatın ışığını kendi prizmasından geçirir ve hayatı o yansımalardan ibaret görür. Ancak bir başkasıyla karşılaştığında, muhabbet ettiğinde, kitap okuduğunda hayatın farklı yansımalarıyla karşılaşır. Muhabbet, yeni bir kapı aralar zihinlerde.

Kimi zaman ‘öteki’ bir tehdittir. Şimdiye kadar alışılmış olan zihin çerçevesinin parçalanmasına, belki genişlemesine yol açacak bir tehdit… Ötekiyle karşılaşmak, hele hele karşı mahalleden bir ötekiyle karşılaşmak “savaş ya da kaç” refleksinin devreye girmesine yol açar. Öteki karşısında hepimiz muhafazakarlaşırız. Bulunduğumuz, edinmek için çabaladığımız zihin konforunu korumak adına ötekiyle çekinmeden savaşabiliriz. Bu muhafazakarlık, kendi kendimize bir meşruiyet ilan etmemize neden olur. Benim dediğim doğru, benim mahallem haklı, benim cemaatim iyi, vesaire.

Ötekiyle savaşta ötekinin silahıyla silahlanırız çoğu zaman. Öteki gibi slogan atar, öteki gibi cesaret kuşanır, öteki gibi güç kullanırız. Onlar gibi olmaktan kaçındığımız ötekiyle çarpışa çarpışa, öteki olup çıkarız.

Hayat taraftarlığın ötesine geçer çoğu zaman. Bir tarafta olmanın yetmediği, bir tarafta olmanın gereksizliğini vurgulayan anlar yaşarız. Bir fikre yapışıp kalmanın, bir fikrin kurbanı olmanın, bir fikrin kulu olmanın ağırlığı altında eziliriz. O fikri her koşul için geçerli varsayarız. Oysa fikirler zaman ve şartlardan bağımsız var olamazlar. Zaman ve şartlara göre şekillenemeyen fikirler, insanlar ve ağaçlar gibi ölür giderler.

Siyaset varlığını ötekine borçludur her zaman. Öteki olmazsa siyaset varlığını sürdüremez. Futbol taraftarlığı da varlığını ötekine borçludur. Yok etmeniz, ezmeniz gereken öteki, diğer öteki olarak varlığınızın kaynağıdır halbuki. Siyasete ve futbola gereğinden fazla anlam yüklemek, kendimize yaptığımız en büyük kötülüktür.

Ötekinden ötekine giden yolun ortasında taraftarlık durursa öteki daima bir düşman, sağduyu durursa öteki bir ayna, bir kapı olur, vesselam.

Mimhece