YAZILAR

PSİKOLOJİK AÇIDAN DUA / DUA İYİLEŞTİRİR Mİ?

Stres ve depresyonun en güçlü manevi terapilerinden biri de duadır. Dua, insanın korku ile ümit arasındaki dengeyi koruyabilmesini sağlar. Düşünün, bir insanda ümit ağır basarsa onda gevşeme, korku ağır basarsa melankoli durumu ortaya çıkar. Dua bu psikolojik dengenin korunması açısından önemlidir.

Dua, Allahı yüceltip Ondan af dileme, suçluluk ve günahkarlık duygusuna karşı alınmış en güçlü psikolojik önlemdir. Bunu da tevbe ederek ve bağışlanma dileyerek yapar. İnsan, suçluluk duygusunun kendi yanlışlarının da farkındalığına vararak üstesinden gelebilir. Allah’ın her an onunla olup onu dinlediğini bilmesi kişiyi bu dehşetli kaostan, bunalımdan kurtarır.

Prof. Dr. Cemal Ağırman konuyla ilgili şu tarifi yapıyor:
“İnsan kendi halini her şeyi yaratan Rabbine arzeder. Acizliğini, güçsüzlüğünü dile getirir, eksikliklerini iletir. Ardından Ondan yardım, güç ve destek ister. Bu ona büyük bir motivasyon sağlar, moral verir, ümit kapısı olur, ayakta durmasını sağlar. Dua aslında fıtri bir ihtiyaçtır.”

Allah ile kurulan samimi bir ilişki olarak dua, psikolojik sıkıntılarla başa çıkabilmek adına önemli bir yöntemdir. Duanın temelini oluşturan güç neticesinde kişi, inandığı sonsuz merhamet sahibi yaratanın ona yardım edeceği inancına kapılır. Ve bununla beraber içinde bir umut ışığı belirir. Birey dua ettiği anda psikolojik bir güven kazanır. Bu güven hem Allaha, hem kişinin kendisinedir. Tüm bunlar da kişinin duygularına, algılarına, davranışlarına, fizyolojik/psikolojik sağlığına iyileştirici manada olumlu bir katkı yapar.

Newsweek’in 10 Kasım 2003 sayısında “Allah ve Sağlık : Din İyi Bir İlaç Mı? Bilim Neden İnanmaya Başlıyor?” başlıklı bir anket yayınlandı. Bu ankete göre insanların %72si duanın iyileştirmeyi kolaylaştırdığına inanmaktadır.

Michigan Üniversitesinin araştırmasına göre dindarlarda stres ve depresyon daha az görülürken Rush Üniversitesinin bir araştırmasına göre de düzenli olarak dua ve ibadet edenlerin erken ölüm oranı, herhangi bir dine bağlı olmayanlara göre %25 daha az olarak tespit edilmişir.

Dini ve manevi çöküşlerin önüne geçilmesinin, ruh hastalıklarının tedavi sürecini hızlandıracağı ve olumlu tesirde bulunacağı yönünde farklı araştırmalar da vardır. Bunlardan biri David ve Susan Larsson’un Los Angeleste 400 hasta üzerinde yaptığı araştırmadır. Buna göre %60’ı dua olmak üzere dini hayatın güçlendirilmesi demek, insanın psikolojik takıntı, saplantı, korkuya dayalı endişe ve paranoyak psikotik durumları hayatından çıkardığı anlamına gelmekteydi.

Larsson ve Huss’un araştırması da dua ile şizofreni tedavisi arasındaki ilişkiyi görmemiz açısından önemli. Bu çalışmada 20 şizofreni hastası başlarına birer yardımcı verilerek 2 gruba ayrıldı. Grubun biri bakıcılarıyla beraber dua endeksli bir tedavi görürken diğer grup duasız tedavi aldı.Ve 10 hafta sonunda dua ile tedavi alan şizofreni hastalarının duygularını belli etme kabiliyetinde artma, daha pozitif bir bakış açısı geliştirme ve bedeni şikayetlerinde bir azalma gözlendi.

Dr.Herbert Benson tarafından 10 yıl boyunca devam eden ve 1.800 kişinin katıldığı bir araştırma, bu alanda şimdiye kadarki en geçerli sonuçların elde edildiği bir araştırma. Bu araştırmanın sonucu da ötekilerden farklı değil. Dua ve iyileşme arasında birebir, doğrudan bir ilişki mevcut.

Söylemek istediğim uygun şartlar içinde yapılmışsa duayı mutlaka bir sonuç izler. Ralph Waldo Emerson “Her dua eden bir şey öğrenmiştir.” diye yazar. Yani dua bugünün seküler insanının zannettiği gibi hükmü geçmiş bir adet, boş bir batıl inanç veya ilkellikten arta kalan bir şey değil. Yaratılışımızda var olan sığınma ve dua arzusu psikolojik olarak bizi rahatlatıyor. Dua, şu yada bu şekilde ihtiyaç duyduğumuz, bizi rahatlatan bir eylem..

Dua esnasında büyüyen umut, Yaratıcının kendisine yardım edeceği inancı, ona güvenip ondan yardım dileme duygusu, yani inanç/güven/beklenti iyileşmeyi pozitif anlamda etkiliyor. Dua psikolojik bağlamda bu açıdan çok önemli. Kuran da “Duanız olmasa Rabbim size ne değer verir?” derken “Allaha güvenmezseniz Ona inanmanızın ne anlamı kalır” diyor fikrimce. Çünkü duası olmayan insan kendini kendine yeterli görür, kibirlenir. İnanç varsa güven, güven varsa dua vardır. Allaha güvenmek demek, Ona dua etmek demektir…

Müslüm Zunluoğlu

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı
%d blogcu bunu beğendi: