MAKALELER

İslam ve Kölelik…

İslamın indiği yıllarda kölelik müessesesi o dönemin sosyolojik bir gerçekliğidir. Savaş sonucu ve zorbalıkla özgürlükleri kısıtlama sonucu mal gibi alınıp satılan insanların olduğuna maalesef ki insanlık tarihi epeyce şahitlik yapmıştır.

İnsanlık onurunu ayaklar altına alan bir durum olan kölelik insan hakları açısından kabul edilecek bir durum değildir. İnsan hakları, özgürlük, eşitlik, adalet ve barış dini olan İslam’ın kölelik kurumunu kabul etmesi elbette kabul edilecek bir durum değildir.

Mekke cahiliye toplumunda ciddi bir yere sahip olan kölelik konusunda elbette ki İslam’ın söyleyecek sözü vardı. Kötü alışkanlıkları eğiterek ve merhale merhale kaldırmayı amaçlayan vahy, kölelik konusunda da aynı metodu kullanmıştır.

Kur’an’da kesin bir emir yokmuş gibi görünmesine rağmen konuyu irdelediğimizde köleliğin Allah tarafından istenmediği aksine köle azad edilmesinin ciddi bir ibadet olduğu konusu sıkça karşımıza çıkmaktadır.

Köleliğin yoğun olarak yaşandığı Mekke cahiliye toplumunda nazil olan Kur’an elbette ki kölelerin durumundan da bahsedecekti. Kölelerden bahsetmesi Kur’an’ın kölelik kurumunu meşru görmesi anlamına gelmezdi elbette. Aklı önceleyen vahye bakıldığında köleliğin toplumda tamamen yok edilmesi gereken bir durum olduğunu aklı selim olan herkes anlayabilirdi.

Ama ne yazık ki koca koca kitaplar yazılarak sanki kölelik İslam’da meşru görülen bir şeymiş gibi özel fıkıh bile oluşturulmuştur.

İçki konusunda olduğu gibi kölelik de aşama aşama yok edilmeye çalışılmıştır.

Köle azade etmek ibadetlerin ve salih amelerin en önemlilerinden olmuştur.

Bildin mi sen, o sarp yokuş nedir?
Köle azat etmek,
Veya salgın bir kıtlık gününde yemek yedirmektir,
Yakınlığı olan bir yetime,
Veya hiçbir şeyi olmayan yoksula.
Sonra da iman edip de sabrı tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmaktır.
İşte bunlar, amel defterleri sağlarından verilenlerdir.
(Beled Sûresi, 12-18. Ayetler)

‘’Kadınlardan zıhâr ile ayrılmak isteyip de sonra söylediklerinden dönenlerin, karılarıyla temas etmeden önce bir köleyi hürriyete kavuşturmaları gerekir. Size öğütlenen budur. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.’’ (Mücadele, 3.)

‘’Allah sizi, kasıtsız olarak yaptığınız yeminlerinizden sorumlu tutmaz. Fakat kasıtlı yaptığınız yeminlerinizden sizi sorumlu tutar. Bozulan yeminin kefareti (cezası), ailenize yedirdiğinizin ortalamasından on yoksulu yedirmek veya giydirmek yahut da bir köle azad etmektir. Verecek bir şey bulamayan kimse için de üç gün oruç tutmaktır. İşte yemin ettiğiniz zaman yeminlerinizi bozmanın cezası budur. Yeminlerinizi koruyun. İşte Allah âyetlerini size böyle açıklar ki, şükredesiniz.’’ (Maide, 89.)

‘’Hata dışında bir mümin, diğer bir mümini öldüremez. Ve kim bir mümini yanlışlıkla öldürürse, mümin bir köle azad etmesi ve ölenin ailesine (varislerine) teslim edilecek bir diyet vermesi gerekir…..’’ (Nisa, 92.)

‘’Yüzlerinizi bazen doğu, bazen batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir. Fakat eren o kimselerdir ki, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve bütün peygamberlere iman edip, yakınlığı olanlara, öksüzlere, yoksullara, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirleri kurtarmaya seve seve mal verirler…’’ (Bakara 177)

Ayette görüldüğü üzere köle azad etmek yada edilmesine vesile olmak Allah tarafından övülmüş bir davranıştır.

Kur’an, ekonomik olarak da köle durumunda olanları da koruma altına alıp ayağa kaldırmayı da amaçlamıştır.

“Sadakalar ancak yoksullar, düşkünler, zekât memurları, kalpleri ısındırılmak istenenler, köleler, borçlular, Allah yolundakiler ve yolu kesilmişler içindir. Allah böyle farz kıldı. Allah bilendir, bilgedir.” (Tevbe, 60.)

İslam ile birlikte kölelik döneminin kapandığını, İslam’ın köle alınmasına müsade etmediğini de rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü Kur’an bu konuda elçisine kesin talimatını vermiştir.

‘’Savaşta inkar edenlerle karşılaştığınızda boyunlarını vurun; sonunda onlara üstün geldiginizde onları esir alın; savaş sona erince onları ya karşılıksız, ya da fidye ile salıverin; Allah dilemiş olsaydı, onlardan başka türlü öç alabilirdi, bunun böyle olması, kiminizi kiminizle denemek içindir. Allah, Kendi yolunda öldürülenlerin işlerini boşa çıkarmaz.’’ (Muhammed, 4)

Ayette görüldüğü üzere Allah savaş sırasında esir alınanların savaş bittikten sonra fidye karşılığında yada karşılık beklemeksizin salınmasını emrederek köleliğe karşı çıkmıştır.

Köleliğin/modern köleliğin olmadığı bir dünya dileğiyle…
Her şeyin doğrusunu bilen yüce Allah’tır.

Erkan ERDOĞAN

Tepkinizi İfade Edin
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry

* Kaynak belirtmek suretiyle alıntı yapılabilir.
* Yazarın düşüncesi, sitenin genel düşüncesinden farklı olabilir (Düşünce farklılığı zenginliğimizdir).
* Yazının tüm sorumluluğu yazarın şahsına aittir.

Erkan Erdoğan

Erkan Erdoğan, Araştırma - İnceleme, İslam kategorilerinde eserler yazmış bir yazardır. Rivayetten Vahye kitabının yazarıdır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu