Yoksa Sen, Allah’ın, Kur’anda masal anlattığını mı sanıyorsun !

0
211

Yoksa Sen, Allah’ın, Kur’anda masal anlattığını mı sanıyorsun !

Bir Kıssa okunurken, araştırılırken, üzerinde çalışılırken okuyucunun şu soruyu sorması lazım kendine;
Allah bu kıssa ile Muhammed a.s’a
ne demek istedi?
ne yapmasını istedi?
ne hissetmesini istedi?

Yine Allah bu kıssa ile O’nun düşmanlarına
ne demek istedi?
ne hissetmelerini istedi?

Şimdi sende aynı durumda olmadıkça o kıssa senin için sadece geçmişte yaşanmış bir olay olarak anlatılan masal olur.

Kıssayı Allah kime anlatıyor ?
Sana mı ?
yoksa
Mekke’de çetin bir kavgaya tutuşmuş kelle koltukta bir yiğide mi ?

Gir Muhammed’in ruh haline,
gör Yusuf’un rüyasını atıl kuyulara,
geceni gündüzünü kat Nuh gibi yap gemini,
çek Yunus’un yerini yurdunu terk ettiren derdini,
ortak ol kavgasına bak göreceksin o zaman kıssalar masal olmaktan çıkacak, tartışma üreten aforizmalar kasılmayacak, atmosferin katmanları, dünyanın basıklığı, anne karnında alak’mıydık zigotmuyduk sanal geyiğine gömülmeyecek Allah’ın gerçek gündemi.

Yoksa Sen, Allah’ın, Kur’anda masal anlattığını mı sanıyorsun !
Yoksa Sen Allah’ın bir damla sudan ibaretsin artizliğin kime ulan dediği Mekki bir sureyi, ultrasonla kız erkek cinsiyetine mi indirgiyorsun.

Ayet ne zaman indi,
kime indi,
hangi kültüre indi,
hangi sosyal şartlara indi,
hangi şartlarda indi,
neyi murad etti,
kime müjde, kime korku verdi !

Bu duygu ve bağlamı yakalarsak ancak Muhammed a.s’ın yüreğindeki dert gelir bizim de bağrımıza bir hançer gibi saplanır. Yoksa Nuh’un gemisinin kazanı buharlı mıydı değil miydi diye diye ömür çürütürsün ekmek musaf çarpsın ki.
Elde avuçta bi dünya tartışma,
geyik muhabbeti,
pratikteyse, yok yok yok, elde var sıfır, sıfır, sıfır…