GÜNDEM

AYDINLARI GÖREN OLDU MU?

AYDINLARI GÖREN VAR MI?
Yaşlı dünyanın son yüzyılda en çok ihtiyaç duyduğu şey entelektüel birikimi çok, kararlı aydınlar. Siyasetten, sanata;akademiden,alaylı kesime varana kadar aydın ihtiyacı çok yüksek.
Çünkü biliriz ki bir toplumun aydını ne kadar çoksa ve cesursa o toplum kamil toplum olma yolunda kısa sürede çok mesafe alır. Ama tam tersi düşünüldüğünde yine siyasetten, sanata eğitimden kültüre her alanda toplumun daha az eğitimli kesiminin sesi çıkıyorsa  o toplumun bir adım ileriye gitmesi mümkün değildir. Siz hiç özellikle son yıllarda topluma herhangi bir konuda yol gösteren,bırak yolu ayna tutan bir eser görüyor musunuz? Dünyada ve Türkiye’de sorun bu kadar çokken.
Entelektüellerimiz kısır bir düşünceye sahip bu dünyanın bir parçası olmakla düzenin bir parçası olmayı karıştırmışlar. Erdemli her bir insanın  meseleler karşısında duruşu olmalı önce.Neye karşıyım ve neyin yanındayım.
Televizyon kanalları arasında gezinti yaparken karşılaştım. Bir ödül gecesinde kök salmış sanatçılardan yeni yetmelere varana kadar ödül alan birçok ünlüye mikrofon uzatıldı. Siz de ben de biliyoruz ki bu ünlülerden biri kaşını oynatsa en azından Türkiye’de ciddi bir nüfus bunu konuşur. Bekledim,çok bekledim bir ünlü olsun bırakın dünyayı Türkiye’deki herhangi bir sorundan bahsetsin; ödülünü onlara armağan etsin.
Mesela desin ki sokak çocukları adına.
Ya da Lösemili çocuklar,
ya da bir senede öldürülen yüzlerce kadın adına,
yada zorla seks işçisi yapılmış binlerce kadın adına
ya da, ya da, ya da… Çıt çıkmadı. Umutlu muyum? Kan kaybeden hasta gibiyim. İnsanoğluna şu hayatta en ağır gelen şey yoksulluk, hastalık, ölüm değil. En ağır gelen şey; yok sayılmak, görülmemek.
Fildişi kulelerimizden çıkarsak biraz başımızı;Kafdağı kadar uzak olmayan yerde görülmeye muhtaçlar var. Gözlerimizi gözlerinden kaçırarak yürüdüğümüz insanlar var. Sessiz, dipten ama çığlık atarak yaşayanlar…
Darwin’in teorisi tuttu mu acaba. Güçlü türler güçsüz türleri yok mu ediyor? En azından yok sayarak. Kalbur altı kalanlar var hayatta. Belirlenmiş ölçüde güzel olmayan, ya da ince belli, iyi eğitim almamış, ya da aldıysa da doğru yerde olamamış. Bir arabası, saati ve parfümü olmayan erkekler var aramızda. Haberler ve gazetelerin üçüncü sayfaları bunlarla dolu. Üniversite öğrencisi bir genç inşaatta çalışırken ölmüş, başka bir baba evine ekmek almaya giderken feci şekilde can vermiş, orada burada bir sürü kadın taciz edilmiş, darp edilmiş ve öldürülmüş. Organ mafyası diye bir şey varmış, kaçırırmış çocukları ya da sahipsiz insanları. Başka bir mafya varmış, internetten, oradan, buradan, sevgiye aç, gencecik kızları köle yaparmış kendine.
Bu bir deney arkadaşlar; Darwin’in deneyi. Sosyal Darwinistler kalburun üstüne çıkanları varsayıyor. Altında kalanlar mı? Doğal seleksiyon. Kapitalizmin tutunabilmesi için buna ihtiyaç var. İşin en kötü, iç acıtan tarafı aydınlarımız, entelektüellerimiz, sanatçılarımız güçlünün, kazananın yanında. Sanki her biri bu bütünün bir parçası gibi davranıyor.
Aydınlarımız bulundukları yerin hakkını ne kadar veriyorlar? Gür bir seda ile buradayım diyebiliyorlar mı? Ya da gelgeç menfaatler uğruna akıllarını, ruhlarını ve vicdanlarını kiraya mı veriyorlar. Uygarlığımızı aydınlarımızın,sanatçılarımızın omuzlarında yükselteceğiz.Ama nedense aydınlarımızın çoğu hiçbir meselede elini taşın altına sokmak istemiyorlar. Havalı olmak istiyorlar, zengin olmak istiyorlar, az çalışıp çok itibar görmek istiyorlar.
Erdem mi?
Olsa olsa masal kahramanının adı olur artık.
Neslihan Hümeyra
Etiketler
Daha Fazla Göster

Neslihan Hümeyra

İki çocuk annesi. Eski radyo programcısı. Kitap ve doğasever... Ve yıllar önce ara vermiş şimdi ise tekrar Yazar...

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı
%d blogcu bunu beğendi: