DENEMELER

HARP HİLEDİR

Hayır; harp hile değildir.

Allah Resulü savaşta hiç hile yapmamıştır.

Kur’an böyle bir sözü doğrulayacak hiç bir hüküm içermez. Kur’an hep ilkeli bir savaş önerir. Zaten bir Peygambere de bu yakışır.

Zalimler, zorbalar, gasıplar, diktatörler ise, doğal olarak hileli savaşırlar.

Savaşta her şey mubah denecek olunursa, bu savaşta Allah yok demektir. Her şey mubahsa, savaşın bir sınırı olmayacaktır. İlkesi de yoktur. Bu demektir ki, Allah bu savaşın hesabını sormayacaktır.

Bir müminin ağzına bu ifade yakışır mı?

Hâlbuki Allah hep vardır, her olaya müdahildir ve her şeye mutlaka bir sınır koyar.

BİR BAŞKA UÇ ALALIM.

Harp hiledir dediğimizde mertlik, yiğitlik, erkeklik gibi özellikler nerede kalır?

Düello yaparak öldürmekle, uyurken öldürmek veya tuzağa düşürmek aynı şey midir?

Sırtından hançerlemek ve pusuya düşürmek ihanettir.

Bunların ikisi aynıysa, “Savaşta ahlak iptal edilmiştir” mi diyelim?

Peygamberimiz Hendek Savaşında, Yahudi kabilesi Beni Kurayza ile anlaşma yapmış; yaşlı, kadın, çocuk ve hastaları onlara emanet etmişti. Fakat onlar emanete hıyanet ederek, misafirlerine el koymuşlardır.

Bunun üzerine Gatafân kabilesi ileri gelenlerinden Mes‘ûd’un gelip Müslüman olarak, Benî Kurayza ile müttefiklerinin arasını açmasını teklif etmesi ve Allah Resulünün bunu kabul etmesiyle, bu büyük tehlike atlatılmıştır.

Allah Resulünün Beni Kurayza’ya karşı yaptığı bu hareket, hile yapmak değil, hileyi bozmaktır.

PEYGAMBER “HARP HİLEDİR” DEMİŞ GÜYA.

Yaptığı hile nerede peki, hangi harpte hile yapmış? Yok böyle bir şey…

Bu söz Peygamberin diline, uydurma Hadis olarak konmuştur.

Allah Resulü, Bedir’de, Uhud’da, Huneyn’de meydan savaşı yapmış ve hiç pusu kurmamıştır.

Harpte hileyi, 200 yıl sonra Allah Resulü adına uydurmuşlar, kendi savaşlarında kullanmışlardır.

Hz Muhammed’den öç almak için, düşmanları tarafından uydurulmuş bir ihanettir bu söz…

Harp hiledir deyince, bütün hileleri meşrulaştırıyorsunuz. Haklılığınızı kaybediyorsunuz.

SAVAŞIN DA BİR AHLAKI VAR

Aman dileyenlerle birlikte, kadınlar, çocuklar, hastalar, yaşlılar öldürülmez.

Alınan esirler serbest bırakılır.

Efendimiz rakibini öldüren Ali’ye sorar: “Kılıcı yerde iken mi öldürdün?”

Usame bir savaşta düşmanını, “Lâ ilâhe illallah” dediği halde, onun gerçekte Müslüman olmadığını, ancak can korkusuyla Müslümanlığı kabul ettiğini düşünerek öldürdü. Bunu duyan Peygamber, Usame’yi çağırıp, “Kalbini yarıp da mı baktın?” diyerek yanlış yaptığını belirtti.

DAR-UL HARP HİLESİ

Adam muhaliftir ve rakipleri için her türlü hileyi yapar. Sonra da; “Harp Hiledir” der.

Veya rakipleri ile olan rekabeti savaş olarak niteler, her türlü hileyi yapar.

Ticarette rekabet var ya, bunu bir ekonomik savaş kabul eder, her türlü hileyi yapar.

Ticaretteki rekabetin yanında, ilmi rekabeti de savaşa sokar. Makam için de sahte yakıştırmalar yapar. Sonra da, “Sünneti Seniyeye uydum” der.

Bu uydurma rivayet ve bu pislik yıllardır hep var. Ahlak bu diyarlardan çekti gitti.

Söylemeye dilim varmıyor: Dürüst gâvurlar, sahtekâr sözde Müslümanlar.

Gavura mal satıyoruz, gümrükten geri gönderiyorlar. Neymiş? Dar-ul Harpteyiz.

Çin’de imal ettirilen mallar üzerine, başka firmaların etiket ve isimlerini yazdırmak da, harbin bir hilesi olsa gerek.

UYDURMA HADİS KİTAPTA DURDUĞU GİBİ DURMUYOR.

O rivayet artık, hilebaz için bir din haline geliyor. Üstelik hile yaptığı zaman iyi Müslüman olduğuna da inanıyor.

İran-Irak savaşında bu hilelerin daniskasını görüldü. Şimdi de Suudlar, Yemen’de çoluk çocuk demeden 700 bin kişiyi hilebaz metodlarla öldürdüler. Her iki taraftakiler de birbirlerini Sünneti Seniyeye uygun olarak öldürüyorlar.

CANIM İSLAM DİNİMİZ! NE HALLERE GETİRDİK SENİ.

Rivayetler bizi dünyaya kepaze etti.

Bir Japon kadar ahlaklı olamıyoruz.

Harp Hiledir” sözü, Allah Resulü için tam bir tuzaktır.

Hâlbuki Efendimiz: Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” demişti. Benim ahlakım Kur’an demişti.

Hilebazlığı, Kur’an ahlaklı O güzel Nebi’ye nasıl yakıştırıyorsunuz?

Rabbimiz! Sen Es Sadık’sın. Sadık, doğru dürüst demektir.

Bizi hile yapmaktan koru Allah’ım. Canımızdan, Ana ve Babamızdan çok sevdiğimiz Peygamberimizi bu iftiralardan kurtar. Biz Seni sınırsızca övüyor ve çok seviyoruz.

Hayırlar diliyorum.
Ankara, 17 Kasım 2019
Orhan Arslan

Daha Fazla Göster

Prof. Dr. Orhan ARSLAN

Doğum Yeri : Havza-Samsun Doğum Tarihi : 11/01/1945 Gazi Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı
%d blogcu bunu beğendi: