Biz Hanifleriz

0
104

Dinlerini sadece Allah’a has kılanlar, Kur’an’da HANİF (MUVAHHİD) olarak tanımlanır.

Kur’an’da geçen haniflikle ilgili ayetlere baktığımız da nasıl bir inanç sistemine dahil olunması gerektiği açık ve net olarak ortaya çıkmaktadır. 

Kur’an’ı 1400 yıl öncesine inen, eskilerin masalı, devri geçmiş bir kitap gibi değil de, Kur’an’ın bugün bize vermek istediği mesajı, sanki yeni inmiş gibi canlı, diri ve güncel bir kitap gibi okuyabilmeliyiz.

Dediler ki: “Yahudi veya Hıristiyan olun ki hidayete eresiniz.” De ki: “Hayır, (doğru yol) Hanif (muvahhid) olan İbrahim’in dini(dir); O müşriklerden değildi.” (Bakara Suresi, 135.ayet)
 
Ayette görüldüğü üzere Kur’an’ın ilk muhataplarına yapılan teklifler üzerine, gerçek iman sahipleri bu batıl tekliflere hayır diyerek HANİF olduklarını deklare etmişlerdir.

Biz hanifler olarak bugün aynı batıl tekliflerle karşı karşıya kalmaktayız. Hizip hizip ayrılan, her hizibin kendisini tek hakikat olarak gördüğü ve zannettiği, bölünmüş, parça parça edilmiş, ayrı ayrı mezhepler ve rivayet kültürlerine sahip olan yapılara teslim olan cemaatimsi yapılar tarafından aynı çirkin teklifleri almaktayız. Hanif olduğumuz cevabını aldıklarında bizleri sapkınlıkla suçlanarak, ötekileştirilmekteyiz.

Dinini Allah’a has kılan ve hanifliğin sembolü olarak kabul edilen İbrahim Nebi (A.S) Kur’an’da sıkça örnek verilerek anlatılır. Hatta biliyor musunuz ilginçtir, Kur’an’da en çok bahsedilen Peygamber de, Hz. İbrahim’dir.

İbrahim, ne Yahudi idi, ne de Hıristiyandı: ancak, O hanif (muvahhid) bir Müslümandı, müşriklerden de değildi. (Al-i İmran Suresi, 67. Ayet)

Bizlerde kendimizi tahrif edilmiş dinlerden olmadığımızı haykırıyor ve müşriklerden olmadığımızı söylüyoruz.

“Gerçek şu ki, ben bir muvahhid (hanif) olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim. Ve ben müşriklerden değilim.” (En’am Suresi, 79.ayet)

De ki: “Rabbim gerçekten beni doğru yola iletti, dimdik duran bir dine, İbrahim’in hanif (muvahhid) dinine. O, müşriklerden değildi.” (En’am Suresi, 161.ayet)

Ve: “Bir muvahhid (hanif) olarak yüzünü dine doğru yönelt ve sakın müşriklerden olma,” (Yunus Suresi, 105 ayet)

‘’Gerçek şu ki, İbrahim (tek başına) bir ümmetti; Allah’a gönülden yönelip itaat eden bir muvahhiddi ve o müşriklerden değildi’’. (Nahl Suresi, 120 ayet)

Sonra sana vahyettik: “Hanif (muvahhid) olan İbrahim’in dinine uy. O, müşriklerden değildi.” (Nahl Suresi, 123.ayet)

‘’Allah’ı birleyen (Hanif)ler olarak, O’na (hiçbir) ortak koşmaksızın. Kim Allah’a ortak koşarsa, sanki o gökten düşmüş de onu bir kuş kapıvermiş veya rüzgar onu ıssız bir yere sürükleyip atmış gibidir’’. (Hac Suresi, 31 ayet)

‘’Öyleyse sen yüzünü Allah’ı birleyen (bir hanif) olarak dine, Allah’ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah’ın yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler.’’ (Rum Suresi, 30 ayet)

‘’Oysa onlar, dini yalnızca O’na halis kılan hanifler (Allah’ı birleyenler) olarak sadece Allah’a kulluk etmek, namazı dosdoğru kılmak ve zekatı vermekten başkasıyla emrolunmadılar. İşte en doğru (dimdik ve sapasağlam) din budur.’’ (Beyyine Suresi, 5 ayet)

Ayetleri dikkate aldığımız da görmekteyiz ki hanif bir inanca sahip olmak Rabbimizin en büyük emirlerindendir.

Evet biz bu manada HANİF’leriz.

Hanif kelimesi tek başına Dünya emperyalizmine, zulme, şirke karşı ciddi bir manifestodur.

Haniflik, Dini sadece Allah’a has kılmaktır.
Haniflik, Allah’tan başka bütün otoriteleri reddetmektir.
Haniflik, Allah’tan başka bütün şefaatçileri reddetmektir.
Haniflik, Allah’tan başka bütün aracıları reddetmektir.
Haniflik, Allah’ın şah damarından yakın olduğuna şeksiz şüphesiz iman etmektir.
Haniflik, Allah ile aradaki bütün isimleri reddetmektir.
Haniflik, Müslüman isminden başka isim kabul etmemektir.
Haniflik, cemaatleşip fırkalaşmaya alet olmamak demektir.
Haniflik, Allah’tan başka din adına otorite olarak hiçbir isim anmamaktır.
Haniflik, Allah’tan başkasını işiten olarak dualarımıza katmamaktır.
Haniflik, Atamız İbrahim Nebi gibi bütün putları paramparça etmektir.
Haniflik, kayıtsız şartsız Allah’a itaat etmektir.
Ne mutlu hanif olarak yüzlerini sadece Allah’a dönenlere.
Allah’ın selamı, rahmeti bütün Haniflerin üzerine olsun.

“Rabbim, bana mülk verdin, bana sözleri yorumlamayı öğrettin. Sen göklerin ve yerin yaratanısın, dünya ve ahirette benim velim (koruyup gözetenim) de sensin. Benim canımı müslüman olarak al ve beni senin razı olduğun doğru işleri yapanların arasına kat” (Yusuf suresi 101 ayet)

Her şeyin doğrusunu bilen Yüce Allah’tır.

Erkan ERDOĞAN