Haz Kontrolü

0
1903

Anne baba olarak görevlerimizden birisi de hatta en önemlisi çocuklarımıza haz kontrolünü daha doğrusu iradeyi öğretmek olduğunu düşünüyorum.
Dünyanın yeni trendi benlikleri doyumsuz, şımarmış çocuklar;arzu ve isteklerinde sınır tanımayan ve maalesef sonuç olarak mutsuz çocuklar. Çünkü insan satın almayla mutlu olmaz. Çünkü insan kaç yaşında olursa olsun ne istediğini bilmez. Ona doğru yolu gösterecek olan kontrol duygusudur. Ama dışarıdan kontrol değil, içerden gelen kontrol duygusu. Diğer adıyla irade eğitimi.

 

İnsanı diğer canlılardan ayıran tek özellik irade. Bu özelliğimiz sayesinde okuyoruz, eğitim alıyoruz, evleniyoruz, boşanıyoruz, çocuk yapıyoruz, ya da yapmama kararı alıyoruz, kariyer yapıyoruz, binalar ve şehirler kuruyoruz, plan yapıyoruz, planlarımız tutsun diye tekrar bir plan daha yapıyoruz. Ama yeni bir nesil geliyor; hayatın sorumluluğunu almak istemeyen, küçük  bir çocuk gibi hayata karşı ürkek ve korkak. Küçük bir prens ya da prenses gibi büyüyor çocuklar. Aslında olmadıkları kadar zengin yaşıyorlar. Bir elleri yağda, bir elleri balda. Her istedikleri hatta istemedikleri oluyor. Ebeveynler bir tür modern köle. Oyuncak bebek gibi süslüyorlar çocuklarını.

 

Modern dünyada çocuklar neden çok şık giyiniyor? Sürekli flaşlar patlıyor etrafında, her anını; birisi, özellikle annesi kaydediyor, sonra onu arkadaş ortamında herkese gösteriyor. Ebeveynler sürekli soruyor sana bunu alayım mı diye. Çocukların kafası çok karışık ve çok mutsuzlar.

 

Hani anlatılan en eski masallardandır: ”Padişahın kızı sarayda bir eli yağda, bir eli baldaymış. Ama çok mutsuzmuş; yüzü hiç gülmezmiş. Padişah ne yaptıysa onu mutlu edememiş ve haber salmış ülkenin dört bir yanına. “Kim ki kızımın yüzünü güldürmeyi başarırsa, demiş.”

Şimdi gittiğim her yerde babalar ve anneler görüyorum çocuğun yüzünü güldürmek için çıldıran. Alışveriş merkezlerinde, sinemalarda, tiyatrolarda, eğlence merkezlerinde, hamburgercilerde… Ama çocuklarının yüzü gülmüyor, mutsuzlar, iletişime geçmiyorlar.

Bağımlılıkların artmasında mutsuz çocukluğun çok büyük önemi var.  Hazzın terbiye edilmesi lazım, yoksa her bir açlık yeni bir azgınlığın başlangıcı olacak. Bir nebze daha mutlu olur muyum diye koşar durur. Bakın internet alemindeki hazzı terbiye olmamış çocuklara, neler yapıyorlar? Uyuşturucunun her türüne müptela olanı mı dersiniz. Çok küçük yaşlarda cinselliğin büyüsün de yok olanı mı?, Vücudundan beğenmediği yerleri için ağlayıp intihar etmeye çalışanı mı?

 

Ne oluyor bu çocuklara neleri eksik? Ebeveynliği beslemek, giydirmek ve hava atmak sandık, ama yanıldık. Özgüvenli olsunlar derken sadece şımarık yaptık ve hiçbir dürtülerini kontrol etmeyi öğretmedik. Çünkü her şeyin alınabileceğini öğrettik onlara. Bakın öfkenin hazzı, cinselliğin hazzı,  paranın hazzı, yalanın hazzı, şöhretin hazzı ve güzelliğin hazzı nasıl da yakıyor yüreklerini. O yüzden şiddet artıyor, tecavüzler artıyor, hırsızlık artıyor, yalan hayatlar artıyor, mahremiyet algısı kırılıyor. Çocuklarımızla birlikte hazzımızı kontrol etmeyi öğrenmezsek gelecek çok kötü günlere gebe. Her zaman olduğu gibi medya bu konuda en büyük sorumlu.

 

Haz kontrolünü en iyi öğreneceğimiz kişiler aslında yaşlılarımız, ama neredeler?

REKLAM GELİRLERİMİZ ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE BURS OLARAK İNFAK EDİLMEKTEDİR.