DENEMELER

Aldanmak ve Aldatmak

Halk arasında “aldatmak” deyince ilk akla gelen eşler arası ilişkilerdir. Oysa aldatmanın yüzlerce çeşidi vardır ve bunun en tehlikeli olanından biri de “Allah ile aldatmaktır” yani ilim ile aldanmak, ilim ile aldatmak. Bu sıradan bir konu değildir. İlim ile aldanıp aldatılmak insanın dünyasını da ahiretini de yok eder.

Doğrusu insanoğlu çok duygusal, çok heyecanlı ve bir o kadar da meraklı varlıktır. Buna birde her insanın karakter yapısını eklerseniz sonuç; ya mütedeyyin bir akıl yada duyup öğrendikleriyle ortalığı kasıp kavuran neredeyse ya eliyle, yahut diliyle kılıç kalkan kullanan biri haline dönüşebilirsiniz.

Dini duygu ve düşüncelerimizin karakter yapımızdaki anlam ve önemli olduğu kaçınılmazdır. Aynen şu örnek gibi: “bıçakla ekmekte kesebilirsiniz, insanda.” Aldığınız ilim sizi bir şekilde az yada çok sosyalleştirir. Ve insan aldığı ilmi illa ki paylaşmak, aktarmak ister. İşte can alıcı soru burada karşımıza çıkar.

İlim adı altında aldıklarımız, okuduklarımız ne kadar ve kime göre doğru? Ne kadar kime göre yanlış?

Heyecanımızın ve karakter yapımızın yönlendirmesiyle gidersek çok aldanır, çok yanılır bir o kadar da başkalarını aldatırız. Bunun en büyük örnekleri günümüzde sayılamayacak kadar çoktur.

Talibanlar, boko haramlar, mezhep kavgaları ve örgütleri, paralel yapı ve benzer yapılar bunun en görünen örnekleridir.

Yüce Allah bu sebeple Kur’an-ı Kerim göndermiş bununla yetinmeyip iki ayaklı adeta Kur’an’ın pratiği olan Resülü ile desteklemiş, akıl ile ölçüp tartmayı irade gibi bir nimetle seçip ayırmayı savrulmadan Kur’an’ın süzgecinden geçirmeyi öğretmiş.

Unutmayalım ki kendisini sorumluluk sahibi gören her mümin titiz olmalıdır. Hele bir de öncülerdenseniz, Sarp yokuşa tırmanmaya gönüllü iseniz.

O sebeple diyorum ki ” Çok aldanan, çok aldatır” zira sizleri heyecanla, merakla dinlemeye, örnek almaya gönüllü birçok insan var. Acizane bir kardeşiniz olarak yılların tecrübesiyle bir hatırlatmada bulunmak istedim. Sarp yokuşu seçenlere selam olsun. Oyalanmak bize yakışmaz. Daha çok işimiz var ve ömür kısa haydi ne duruyorsunuz? Selam ve dualarımla. Rabbimin rahmeti yakanızı bırakmasın.

EMİNE AKTAŞ

Daha Fazla Göster

Emine Aktaş

Emine Aktaş, 1971 yılında Sivas'ın Kangal ilçesinde dünyaya geldi. İlkokul, ortaokul ve liseyi Kangal'da tamamladıktan sonra Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini kazandı fakat başörtüsü mağduru olarak okul hayatına son vermek zorunda kaldı. . Kangal'da verdiği mücadeleler, tehditlerle son bulunca iki kardeş bir anne olarak, Sivas'a hicret etti. 10 yıl kadar koyu tarikat müntesibiyken tanıştığı Yaşar Nuri Öztürk ve Muhammed Esed mealiyle tamamen Kur'an'a adanan bir hayat, aktif çalışma ve araştırmalarıyla kendi eğitimini devam ettirmiştir. 90'lı yıllarda aktif siyasi hayatı da yaşayan Emine Aktaş, 2000'li yıllardan sonra tamamen Kur'an'i çalışmalara kendini adamıştır. . Eğitim ve araştırmalarına sivil olarak devam eden Emine AKTAŞ, Sivas Ab-ı Hayat Dergisi Yazı İşleri Müdürü, Araştırmacı, Yazar, Senarist, Yönetmen ve aynı zamanda organizatör olarak hayata değer katmaya, emek üretmeye gayret etmeye devam etmektedir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı
%d blogcu bunu beğendi: