DENEMELER

Oldu… Oldu… Oldu…

Bugün de muhteşem bir gün…
Şükürler olsun…

Ne gelirse karşımıza bilelim ki bizim hayrımıza…

İnsan bu dünyaya gelmeyi seçtiği andan itibaren artık hayatı başlamış demektir; her yer bir okul, her şey bir eğitim materyali, her mekân bir labaratuar, herkes bir eğitici ve biz talebeyizdir zira talep ederek geldik…

Hani Kur’an’da da bahseder ya “… dağa taşa sunuldu da bu hayat bir tek insan üstlendi ve talep etti bunu…” diye; işte tam da bu şekilde bizler seçimlerimizle gelip yine seçtiklerimizle kaderimizi inşa ve ihya ediyoruz… Sistem öylesine muazzam işliyor ki her bir seçim yeni bir yaratımı tetikliyor ve sonsuz olasılıklar içinden sürekli yeni seçimlerimizi yaparak, Rabbimiz de yaratarak devam ediyoruz hayatımıza…

Sürekli bir dua halindeyiz bu şekilde; istek ve arzularımız, plan ve projelerimiz durmaksızın akıyor… Amma velâkin dua sadece sözlü olarak kaldığı müddetçe sadece dilek tutmuş oluyoruz!… Dileklerimizin seçimlerimiz ve dahi yaşamımızın içinde hayatımızın bir parçası olmasını ve projelerimizi hayata geçirmeyi, kendi kendimizi gerçekleştirmeyi istiyorsak dilek tutmaktan çok daha fazlasını yapmalıyız!…
Nasıl mı?
Olmasını istediğimiz her konu ve/veya kişiyi seçerek, olması gereken şeyleri, olması gereken anda ve yerde, olması gerektiği hâliyle eyleme dökerek ve bu mücadeleyi ve gayreti sürdürülebilir bir şekilde her daim devam ettirerek, sorumluluğu kuşanarak ve bilinçli davranarak yapabiliriz… Bu noktada en acil ve önemli şey ise Yaratıcımıza şeksiz şüphesiz, saf ve som bir teslimiyet içinde olmamızdır.

Bizler bize düşeni gerektiği gibi yaptığımız zaman, Yaratıcı da sistemi devreye koyar ve yaratır!… Fakat sorumsuzluk ve tembellik yaparak hayatımızın hayâllerimizdeki gibi akışını beklemek ise tek kelime ile akıl yoksunluğudur!!!…

İster dini kurallarda, ister spiritüel normlarda, ister evrensel yasalarda, isterse de medeni anayasalar da olsun bu ilke değişmezdir; sen sana düşeni yapınca sistem çalışır!… Yapmazsan da aksi sistem çalışır!… Her şey bu kadar açık ve nettir; hiç kimseyi suçlamadan, başkalarını sorumlu tutmadan, yargılamadan, dışlamadan sadece kendimize dönelim; aynamızı her daim yanımızda taşıyalım ki sıklıkla dara düşünce hemen çıkarıp ona bakalım ve gördüğümüz kişinin gözlerinin içine baka baka konuşalım, gerçeği idrak etmeye gayret gösterelim…

İnsan madem ki dualist bir eğitim alanı dünyaya doğmayı ve burayı deneyimlemeyi talep etti; o halde zıtlıklarıyla karşılaştığı her şeyin de kendi yaşam olgusu için şart, gerekli ve önemli olduğunu idrak etmelidir. Sadece iyilikler, kolaylıklar, güzellikler ve eğlenceler ile değil zorluklar, kötülükler, sıkıntılar, çirkinlikler ile de öğrenmeye devam ediyoruz; hatta en güzel ve kalıcı bu şekilde öğreniyoruz… Farkında mıyız?!…

Yanımızdakiler kimler ise; anne-babamız, eşimiz, çocuklarımız, dost ve yakınlarımız… yaptıkları herbir şey ile bizim en candan eğitimcilerimiz olmaya devam ediyorlar. Lütfen onların hayatımızdaki pozisyonlarını idrak edelim ve bizleri biraz daha kendimize yakınlaştırdıkları, eğitip öğrettikleri, gözlemci olmayı tattırdıkları ve yaşattıkları ve de bizi bize getirdikleri için teşekkür edelim; onları ve kendimizi yürekten affedelim, içten şükranlarımızla ve saf sevgiyle uğurlayalım ki biz de başkalarının hayatında birer eğitimci olduğumuzu her daim hatırlayalım… Olur mu güzel Canlar?…

Dualarımızın bu şekilde hayatımıza yansıması dileklerimle…

Sevgiyle kalalım…🌹🌹🌹
Peri’han Taşdemir Taylı…💫⭐️💫

Tepkinizi İfade Edin
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry

* Kaynak belirtmek suretiyle alıntı yapılabilir.
* Yazarın düşüncesi, sitenin genel düşüncesinden farklı olabilir (Düşünce farklılığı zenginliğimizdir).
* Yazının tüm sorumluluğu yazarın şahsına aittir.

1 1 Oy
Gönderiyi Puanla
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
0
Düşüncelerinizi bildirmek ister misiniz, lütfen yorum yapınx