DENEMELER

Dilemma

İlginçtir insanoğlu hatta sıklıkla anlaşılması zor ve tuhaf da…

Henüz ne olduğunu, nerede olduğunu, ne için var olduğunu, nasıl var edildiğini çözememiş, bilememiş hatta sorgulamamışken her şeyi bilir edasıyla, su-i zannıyla ve yargısıyla başkalarını yönetmeye, hayatına müdehale etmeye, insanlara akıl vererek bir de üzerine baskı kurmaya çabalar durur…

Oysa ki aklı başında vicdan ehli insanlar hayatı sorgularlar, hiç kimseyi yargılamaz, su-i zanda bulunmaz, hakikatin peşinde olurlar…

Bu ikilem ve tutumu ilk insandan beri devam ediyor olsa gerektir; bize düşen ise aklımızı hayır, salihât ve hasenâttan yana kullanmamızdır…

Bu noktada ‘Platon’un ünlü mağara alegorisi’ çok dikkatimi çekmiştir geçmişten bu yana ama bahsettiğim zaman da halâ anlaşılamayan veya bilinmeyen bir halde olduğunu görüyorum sevgili Platon’un…:

Bir mağarada geçen hayat…:
Bir mağaranın içinde, dışarıdan gelen ışığa arkalarına dönük olarak ömürlerini geçirmiş, ışığı doğrudan hiç görmemiş, hiç sorgulamadan, öylece, geldiği gibi yaşamış olan insanların tek gördükleri önlerine vuran hayvan, insan ve nesne gölgeleridir…

O gölgelerin gerçek formunu hiç görmemiş bu insanlar için tek gerçeklik bu gölgelerdir, yansımalardır!… Orada hapis olan kişilerden biri bir gün aniden serbest kalır, oradan bir şekilde kurtulur, aydınlanma ışıkları yanar…

Mağaradan kendini dışarı atar ve bir kereden mağaranın dışındaki dünya ile karşılaşır. Tamamen ‘ışık’ ile yani ‘gerçek’ ile tanışan bu kişinin gözleri neredeyse körlük yaşar, bir şok geçirir, dili ve aklı tutulur ilk etapta!…

Zamanla şimdiye kadar gerçek sandığı gölgelerin aslında gerçek olmadığını ve kendi gerçeklerinin tamamının birer karanlık yansıması olduğunu anlamaya başlar…

Hayatın gerçeğini anlayan bu kişi mağaraya dönüp diğer insanlara gölgelerin sahte olduğunu ve asıl gerçeğin dışarıda olduğunu anlatmaya çalışır… Ancak heyhat! Dışarıyı hiç görmeyen bu insanlar anlatılanı idrak edemezler ve kızgınlıkla karşı çıkarlar; arkadaşlarının delirdiğini, aklını yitirdiğini ve saçmaladığını düşünürler…

Platon, mağara alegorisi yani benzetmesinde bir şeyleri anlamaya başlamış olan kendi gibi filozofların bunu halka anlatamayışını örneklemek istemiştir…

Ama bizler de kendimize döndüğümüz zaman, bu metafor günümüz dünyası ve düzeni için de hala ilk günkü kadar geçerlidir. Çünkü insanlar anlayabildikleri kadarını kabul edip kendi anlayışlarının ötesinde anlatılanları kabul etmezler. Bu yüzden gerçekleri anlatanlar bir şekilde toplum içinde baskı altına alınır…

Demek ki her anlatılana, doğru diye sunulana, her zaman olanın olması gereken şey olduğuna… dair inanç ve düşüncelerimizi sorgulamalı ve de delilli olarak hakikatin peşinde olmalıyız ki bizler de ‘ışık’ ile buluşalım…

Sevgiyle kalalım Canlar…🌹🌹🌹
Peri’han Taşdemir Taylı…💫⭐️💫

Tepkinizi İfade Edin
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry

* Kaynak belirtmek suretiyle alıntı yapılabilir.
* Yazarın düşüncesi, sitenin genel düşüncesinden farklı olabilir (Düşünce farklılığı zenginliğimizdir).
* Yazının tüm sorumluluğu yazarın şahsına aittir.

5 1 Oy
Gönderiyi Puanla
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
0
Düşüncelerinizi bildirmek ister misiniz, lütfen yorum yapınx