ANALİZMAKALELER

Hudus Delilinin Yaratıcı Fikrine Yaklaşımı

Hudus kavramı sözlükte “sonradan meydana gelmek, oluşmak, ortaya çıkmak” gibi anlamlara gelir. Terim olarak ise evrendeki bütün varlıkların sonradan meydana geldiği düşüncesi üzerine kurulan bir isbat-ı vacip yöntemidir. Sonradan var olan şeyler hâdis (hadis değil), sonradan var olan şeyleri oluşturan ve ortaya çıkaran şey ise muhdis kavramıyla isimlendirilir. Bu delile göre evren ve evren içerisinde yer alan her şey sonradan meydana geldikleri için hiçbir şekilde ezeli ve ebedi olamazlar.

Hudus kelimesi kavramsal olarak Kur’an’da farklı anlamlarda kullanılmışsa da ortaya attığı ana fikir birçok kez işlenmiştir.

“O, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratandır.” En’am 6/73

“Gökleri ve yeri yoktan var eden O’dur.” En’am 6/101

Hudus delili birbiriyle ilişkili bazı önermeler sonucunda alemin hâdis olduğu (yoktan yaratıldığı, sonradan meydana geldiği) fikrine dayanmaktadır. Buna göre; 1-Sonradan var olan her şeyin bir var edicisi bulunmaktadır. 2-Evren de sonradan var olmuştur. 3-O halde evrenin de bir var edicisi yani Yaratıcısı vardır.

Hudus delilinin öne sürdüğü ilk önerme, sonradan var olan ve meydana gelen bir şeyin var olabilmesi için başka bir şeye ihtiyaç duyduğu prensibine dayanır ki bu prensip mantıksal bağlamda basit ve zorunlu olarak ulaşılan bir önermedir. Bir şey oluşturulmuş ise onu oluşturan sebeplerin var olması gerekir çünkü var olmayan bir şeyin kendi kendine yoktan oluşması aklen imkansızdır. Örneğin sonradan üretilmiş olan bir kalemin varlığı, zorunlu olarak onun varlığını sağlayan bir üreticinin varlığı fikrine de götürmektedir. Henüz üretilmemiş bir kalem kendiliğinden, yoktan ve sebepsiz var olamaz. Bu önerme basit, zorunlu ve mantıksal bir önermedir.

Hudus delilinin öne sürdüğü ikinci önerme ise evrenin sonradan var olduğu fikridir. Bu önerme, hudus delilinin öne sürdüğü önermeler arasında zorunlu olmayan tek önermedir. Bu sebepten delilin kendisine itiraz edilebilecek tek önerme yine burasıdır ve bu konuyla alakalı tarih boyunca birçok itiraz dile getirilmiştir. Bu itirazlar doğal olarak evrenin oluşturulmadığı ile ilgili itirazlardır fakat evrenin oluşturulmadığı düşüncesi bile bizatihi evrenin kendisine Tanrısallık atfedilmesine sebep olur. Çünkü oluşturulamamak ve meydana getirilememek en başta Tanrının kemal vasıflarındandır. Dolayısıyla Tanrısızlık fikrini ideoloji edinen kimselerin evreni Tanrısallaştırmak suretiyle yaptıkları bu savunma, tutkulu bir iman savunmasından başka bir şey değildir.

Evrenin ortaya çıkışı hakkında yapılan tesadüf açıklamalarının da akla uygun bir yanı bulunmamaktadır. Bu bağlamda yokluktan varlığın çıkması tesadüfün alanına giren bir konu olarak değerlendirilemez çünkü tesadüf en başta yokluğu konu edinmez. Tesadüf yalnızca meydana gelmenin nasıl gerçekleştiğinin cevabını verebilir, meydana getiren özne hakkında hiçbir şey söyleyemez. Örneğin tesadüf cevabı, bir resim tablosunun rastlantısal olarak yapıldığının cevabını verebilir. Bu cevap, doğru olma ihtimali bulunan tutarlı bir cevaptır. Ama tesadüf, örnekte geçen resim tablosunun yoktan var olabilmesinin imkanını ve bu varlığın kaynağını açıklayamaz. Yani tesadüf gerçekten doğru bir cevapsa bile evreni tesadüfen meydana getiren bir varlığın yine de bulunması gerekmektedir. Bu doğrultuda tesadüf, rastlantısallık gerekçesiyle bu konudaki özne problemini çözmemekte hatta konu bile edinmemektedir.

Hudus delilinin ortaya koyduğu ikinci önerme hakkında bunları söyledikten sonra zorunlu olarak üçüncü önermeye, yani evrenin hakiki anlamda Tanrı tarafından yaratılmış olduğunun kabulüne ulaşılmaktadır. Çünkü evren sonradan var edilmişse onu var eden aşkın, yüce, her şeye gücü yeten ve kendisinde kusurun bulunmadığı bir varlığın olması gerekmektedir. Ya da panteistler gibi evrenin kendisi Tanrı sayılarak yine bir Tanrı inancı geliştirilebilir fakat bu durumda ortaya konan Tanrı inancı da evrenin içerisinde sınırları bulunan aciz bir varlıktan ibaret kalacaktır. Ateizmin Tanrı’nın yokluğu fikrini destekleyebilmek için evrenin tesadüfen meydana geldiğini iddia etmesi ise konuyla alakası bile olmayan talihsiz bir açıklama olarak değerlendirilmelidir.

Müslüm Zunluoğlu

Tepkinizi İfade Edin
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry

* Kaynak belirtmek suretiyle alıntı yapılabilir.
* Yazarın düşüncesi, sitenin genel düşüncesinden farklı olabilir (Düşünce farklılığı zenginliğimizdir).
* Yazının tüm sorumluluğu yazarın şahsına aittir.

3 2 Oy
Gönderiyi Puanla
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları gör

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
0
Düşüncelerinizi bildirmek ister misiniz, lütfen yorum yapınx