YAZILAR

Net Bilgi Sahibi Olmadan Fikir Sahibi Olma Hastalığı

Günümüz insanının en temel özelliği “net bilgi” sahibi olmadan kendine merhametsiz zan’larla bir dünya oluşturmasıdır.

Uzaktan bilgilenme ile kafasında şüpheden başka bir şey oluşmazken, her ne olursa olsun kişi/kurum/grup/önder vs. hakkında net bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunması sağlıklı bir durum değildir.

Kulaktan duyma bilgilerle yetinmek, tanıma zahmetine girmemek. Oysa birkaç gününü ayırsa ne de iyi olur ah bir bilse insan. Üstelik bilgiye ulaşmak ise çok kolay iken bu zamanda.

Net bir bilgi sahibi ol. Kimse gelip sana bir o yana bir yana savrulan yaprak muamalesi yapmasın. İki gününü ayır en azından. Emin ol birçok merhametsiz zandan kurtulursun. Hep birilerini aval aval dinlemek zorunda kalmazsın. Kendin oku. Kendin araştır. Kendin bir sonuca var. Çevrenle aynı sonuç olmayabilir vardığın sonuç. Bu sana ait özgün bir yorum olur. Yeri gelir başkaları ile aynı sonuca da varabilirsin ama yine sana ait fikrin olmuş olur. Bu durum iç dünyanda bir ferahlık oluşturur.

İnanın bilgi eksikliğine kurban giden öyle insanlar var ki, konu hakkında yok denecek kadar bilgisi var ama bakıyorsunuz ki o konu hakkında kesin bir kanaati var. Yahu belli ki sana birileri özet sunmuş ve kendi kanaatini de sonuna eklemiş ve sen de hazır kanaate konuyorsun.

Allah aşkına biraz kalk kendin araştır. Birkaç farklı noktadan bilgi al. Ezbere konuşma. Önce bir tanı. Sonra bilgi sahibi ol. Sonra da değerlendir. Ama zahmet etmeden oluşturduğun her kanaat bil ki sende eğreti duracak. Sana ait olmadığı sırıtacak. Yakışmaz bu görüntü, Allah’ın akıl ve gönülle donattığı insana.

İşte size tuhaf bir insan tipolojisi.
Sesi de çok çıkar ama böyle insanların.
Onlar kendilerine ezberletilmiş zan’ları başkalarına da yayarak kanaatimce vebal altına girmiş oluyorlar. Başka insanları da kendilerine benzetiyorlar.

Halbuki bir problem varsa ortada hemen konuşmak yerine etraflıca tanımak, bilmek altına üstüne bakmak ve o şekilde bir sonuca varmak en iyisi. En azından insaflı davranmana yol açar. Acımasız olmazsın. Birçok merhametsiz zan’ların sebebi aslında olaya veya kişiye tam vakıf olmadan ahkam kesmekle oluyor.

Yüce Rabbimizin şu ayetini hayat felsefesi yapmamız gerekmez mi?

وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌۜ اِنَّ السَّمْعَ وَالْبَصَرَ وَالْفُؤٰادَ كُلُّ اُو۬لٰٓئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْؤُ۫لاً 

Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur.
(isra 36)

Bu ayette zımnen de şunu anlayamaz mıyız, hakkında bilgisi olmayan şeyin ardına hem gözle hem kulakla hem de gönülle düş, iyice bilgi sahibi ol. Bu üç duyu organını kullanmadan bir şey hakkında fikir geliştirirsen, karar verirsen, hüküm verirsen bundan sorumlusun, bunu unutma!

Mustafa TOSUN

Tepkinizi İfade Edin
Like
Love
Haha
Wow
Sad
Angry

* Kaynak belirtmek suretiyle alıntı yapılabilir.
* Yazarın düşüncesi, sitenin genel düşüncesinden farklı olabilir (Düşünce farklılığı zenginliğimizdir).
* Yazının tüm sorumluluğu yazarın şahsına aittir.

Mustafa Tosun

Mustafa Tosun 1987, Adıyaman doğumlu. Fırat Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Bilgisayar Öğretmenliği Bölümü mezunu. Şanlıurfa'da öğretmen olarak görev yapıyor. Evli ve iki çocuk babası. İslami okumaları lise yıllarında başladı. Fizilal-i Kur'an Tefsirini ilk lise yıllarında okuyan yazar, Üniversite yıllarında ise okumalarına/yazmalarına aralıksız olarak devam etti ve Özgün İrade, Söz ve Adalet, Bilge Adamlar, Kur'ani Hayat, Haksöz Dergilerini takip etti. Hoca ayrımı yapmadan İslami okumalarına devam etmektedir. Kur'an Merkezli Sünnet paradigmasını, İslam Kardeşliğini ve Ümmet Bilincini önemseyen yazarımız, Mezhepçiliğe ve ırkçılığa da karşı duruşu ile mücadelesine devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı
%d blogcu bunu beğendi: