DENEMELER

“Kadınlar Günü Kutlu Olsun” Diyerek Geçiştirilmemeli

Kadınlar gününü iyi işlemek lazım. Sadece “kutlu olsun” demek yeterli değil. İlk olarak bu günün köküne inmek gerek. İşçi kadınların, emeklerinin karşılığını alma mücadelesi ile başlayan ve sonunda ölümleri ile sonuçlanan acılı bir gün. Yani kapitalizme karşı, emek sömürücülüğüne karşı direnen kadınların günü imiş bu gün. O halde kadınlara en başta KAPİTALİZM nedir, bu öğretilmeli. O kadınları yutan canavar tanıtılmalı. Kapitalizmin bugüne yansıması nedir? Mesela bilinçsiz tüketici olmayarak kapitalizme karşı durulabilir mi veya yerli üretim yaparak kapitalizme darbe vurulabilir mi? Özellikle ev dışı çalışma hayatına girerek bol maaşlı olan kadınlara ahtapot kapitalizm ve kolları iyi tanıtılmalı.

Tanıtılmalı ki, kadının farkında olmadam gönüllü(!) köleliğine soyunduğu kapitalizmin sahte cennetine kanmasın. Emekleri sömüren, insanların algıları ile oynayarak onları reklamlar yolu ile hesapsız tüketici yapan, hatta gerekirse silah tüccarlarını devreye sokarak ülkeleri savaş yolu ile dizayn eden kapitalizmi iyi tanısın kadın…

Sonra…
Kadın neden feminizm tuzağına çekilip erkek düşmanı edildi? Neden aile olgusuna karşı nefret tohumları ekildi kadının yüreğine? Aslında bunda erkeklerin payı da var, buna da değinilmeli. Çocuk sahibi olmak neden kadına kariyerden aşağı görünmeye başladı? Emek mücadelesi veren o kadınların yerine, erkek düşmanı, aile ve çocuk düşmanı, kozmetiğe köle kadın, tüketime düşkün kadınlar nasıl icad edildi? Bunları da sorgulatmak lazım kadına. Topluma hayırlı nesiller kazandırmak gibi ulvi bir hedef kariyere kurban edilmemeliydi, diyerek sorgulama yapması sağlanmalı. Ev dışı çalışma hayatına ne kadar girse de kadın için, hayatı “aile ve çocuk” merkezli olması, namus ve iffet merkezli olması, en önemlisi de Allah merkezli olması gerektiğini asla unutmamalı. Bir yanlıştan öteki yanlışa savrulmamalı kadın.

Son olarak ise
kadınlar gününde en çok erkeğe ders vermek lazım. Senin eşin olan bir varlığa neden zulmettin? Neden aldığın kazancını hakkıyla onunla bölüşmedin? Neden mirastan payını vermedin? Neden sosyal hayatını dondurdun? Neden onu kendine bir köle ve hizmetçi gördün? O çocuklarınızın özgür ruhlu bir mürebbiyesi olacağından dolayı senin ona gözün gibi bakman gerekmez miydi? En önemlisi de hayat arkadaşın, eşin… Öteki sen yani…

Ey erkek! Sen kadına gerekli kıymeti ve hakkı vermediğin için onu ev dışı çalışma hayatının zorluğuna ittin, böylece hakim kültür olan seküler/hedonist/kapitalizmin kucağına itmiş oldun farkında mısın?
Sen de sorumlusun bu olan bitenden. Unutma.

Kadın sosyal hayatta olmalı. İlahi buyruk olan tesettürünü de ihmal etmeden.
Kadın ev dışında da çalışabilir ama eşini, çocuklarını ihmal etmeden.
Kadın, çekirde aile ile geniş aileyi ihmal etmemeli, birbirine rakip görmemeli.
Kadın emeğiyle yerli üretime katkı sağlamalı.
Ve son olarak kadın kendini asla küçük görmemeli, en ulvi çalışmanın topluma sağlıklı nesiller kazandırmak olduğunu ve en gerçek çalışmanın bu olduğunu asla unutmamalı…

İnsanı bir erkek ve bir dişiden yaratan Rabbimize sonsuz hamdler olsun.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Mustafa Tosun

Mustafa Tosun 1987, Adıyaman doğumlu. Fırat Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Bilgisayar Öğretmenliği Bölümü mezunu. Şanlıurfa'da öğretmen olarak görev yapıyor. Evli ve iki çocuk babası. İslami okumaları lise yıllarında başladı. Fizilal-i Kur'an Tefsirini ilk lise yıllarında okuyan yazar, Üniversite yıllarında ise okumalarına/yazmalarına aralıksız olarak devam etti ve Özgün İrade, Söz ve Adalet, Bilge Adamlar, Kur'ani Hayat, Haksöz Dergilerini takip etti. Hoca ayrımı yapmadan İslami okumalarına devam etmektedir. Kur'an Merkezli Sünnet paradigmasını, İslam Kardeşliğini ve Ümmet Bilincini önemseyen yazarımız, Mezhepçiliğe ve ırkçılığa da karşı duruşu ile mücadelesine devam etmektedir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı
%d blogcu bunu beğendi: