YAZILAR

Ana Dile Yamyamlık ve Müge Anlı

Dün sosyal medyada bir paylaşımda gördüm. Ardından teyid etmek için haber sitelerini taradım. Sitelerde de yer almış bir haber. Son olarak videosunu izledim. Bu defa sorun Müge Anlı’nın kendisi. Belki 10 dk. boyunca, anadili olmayan Türkçeyi konuşan Siverekli teyzemiz bir ara artık doğal moda girerek muhatabı olan gence anadili olan Zazaca ile hitap ediyor, ediyor ama anında hemencecik sesi kesiliyor ve tv’den izleyenler hiçbir şey duyamıyor. Neymiş? Anlamadığımız bir dil. Tamam da o genç anlıyor ve bir iki ifadesi de zazaca olacak yani ne var bunda?!

Olay kısaca bundan ibaret. Zaten videosu var. Bir kısım aklı evveller, “ya kadın küfür ederse” falan diyor, yahu 10 dk. boyu konuşan kadın üstelik zazaca anlayan birine ve olayla ilgisi olan birine neden küfür etsin. Hem küfür etse de muhatabı anlamayacak mı? İtiraz etmeyecek mi? Yani Türkçe konuşan biri de aniden küfür edemez mi? O halde Türkçe de olmasın diyelim?!

İnsanın havsalası almıyor inanın. İmparatorluk bakiyesi bir coğrafyada dil ırkçısı yaratıklar türetildi. “On yılda onbeşmilyon genç, yarattık her baştan” diyorlardı ya, galiba müge anlı işte yaratılan(!) bu çocukların torunu. Ki buna benzer vukuatı daha önce de vardı. Van depreminde yine depremzedeler için insanlık dışı açıklamalar yapmıştı. İşte kemalist düzenin sunucusu ancak böyle olur. Sen kalk halkın yaşadığı problemler üzerinden reyting yap ama bu kadar da kültürsüz, çapsız ve dar ol..

Türk-Kürt sorununu ortaya çıkaran işte en temel hastalık budur işte. Yıllarca hem devletçe ve hem de onyılda yaratılan(!) yaratıklarca sürdürülen dil ırkçılığı işte böyledir. Yer yer eleştirsek de Erdoğan döneminde bazı iyileştirmeler olduysa da hala halk kesiminde devam ediyor bu hastalık. Demek ki kıyamet kopmuyormuş bu topraklarda başka ana dillerin tv kanalı açılmasıyla veya anadilleri öğreten dersler verilince (yetersiz düzeyde olsa da).

Ana sütü ne kadar doğalsa ana dil de o kadar doğaldır. Hakkınız yok dillere bu kadar şeytanca yaklaşmanıza. Allah’ın verdiği hakları devletler dahi sansür edemez, etmemeli. Kim ki fıtri haklara savaş açıyorsa Allah’a savaş açıyor demektir. Kendini müslüman gören türk kardeşlerimize çok iş düşmektedir. Müge Anlı bu şekilde bilmeden de olsa dolaylı yoldan terörü desteklemektedir. Anadil terörün umrunda değil belki ama insanları kendine çekecek en güçlü damardır. Yapmayın bunu. Anadilde eğitim hem insani hem islami bir haktır. Bir kitapta okumuştum, İsviçre’de 32 dilde eğitim veriliyormuş. Elbet ortak dilleri vardır. Ama bakın adamlar kendi vatandaşlarının ana dillerini koruyor. Bizimkiler ise cephede birlikte savaştığı din kardeşlerinin dillerini yasakladılar yıllarca…

Ben dün akşam atv’yi aradım ve tepkimi dile getirdim. 444 8 881 nolu numara. Sizleri de tepki vermeye davet ediyorum. 10 dk zorlanarak türkçe konuşan teyzeyi 1 dk bile ana dili konuşturmayan bu yamyamlığı protesto edin. Dilimizi yediler bitirdiler bu yamyamlar. Çocuklarımız kürtçe, zazaca konuşamıyor bu dil yamyamları yüzünden.

Ey Müslüman Türk kardeşim! Kürt sorunu diye bir sorun yok. Sorun senin kavimdaşların tarafından üretiliyor, gör bak. Kültürel ve fıtri hakları tanınırsa Pkk, Pyd gibi fitne örgütleri kısa sürede yok olur. İşte onları bilmeden de olsa besleyen senin, dinden imandan nasibi olmayan kavimdaşlarındır. Sen de uyar onları. Sen de tepkini ver. Rabbimiz “dilleriniz ve renkleriniz ayettir” diyor, başka bir ayette ise “biz her kavme kendi diliyle konuşan elçiler göndeririz ki açıklasınlar” der. Ama maalesef şu an ben ana dilimden koparılmış biri olarak bu ayetin çiğnendiğini çok net olarak yaşayan biriyim. Devlet daha hızlı kendine çeki düzen vermelidir “içişlerine” dair bu hassas konuda. Kültürel ve fıtri haklardır bunun adı. Sağa sola çekmeye gerek yok. Sen ekmek yiyorsan ben de ekmek yiyorum. Senin anadilin varsa benimki de var. Mesele bu kadar basit. Vesselam.

Mustafa Tosun

Etiketler
Daha Fazla Göster

Mustafa Tosun

Mustafa Tosun 1987, Adıyaman doğumlu. Fırat Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Bilgisayar Öğretmenliği Bölümü mezunu. Şanlıurfa'da öğretmen olarak görev yapıyor. Evli ve iki çocuk babası. İslami okumaları lise yıllarında başladı. Fizilal-i Kur'an Tefsirini ilk lise yıllarında okuyan yazar, Üniversite yıllarında ise okumalarına/yazmalarına aralıksız olarak devam etti ve Özgün İrade, Söz ve Adalet, Bilge Adamlar, Kur'ani Hayat, Haksöz Dergilerini takip etti. Hoca ayrımı yapmadan İslami okumalarına devam etmektedir. Kur'an Merkezli Sünnet paradigmasını, İslam Kardeşliğini ve Ümmet Bilincini önemseyen yazarımız, Mezhepçiliğe ve ırkçılığa da karşı duruşu ile mücadelesine devam etmektedir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı
%d blogcu bunu beğendi: