Akıl ve Din

0
59

Aklı devre dışı bırakan istikametini kaybeder. Bu durum ehli Kur’an içinde ehli hadis içinde geçerlidir. İkisi de benzer söylemler kullanır aynı yobazlığı irtikap eder. İkisi de kendisinden olmayanı dışlamaya ve tekfir dili kullanmaya başlar. Kur’an şöyle der: “Allah indinde canlıların en şerlisi akletmeyen sağırlar ve dilsizlerdir.” (Enfal-22)

Akıl ile vahiy arasındaki ilişki göz ile ışık arasındaki ilişkiye benzer. Biri diğerini tamamlar. Aklı olmayanın dini olmaz sözü doğrudur. Akıl ile nakil çatışmaz ama usulde çatışıyor gibi görünse akıl evvel nakil muevvel kabul edilir. Zira insanın metni yanlış anlama ihtimali her zaman vardır. Onun için ihtilaflı konularda kesin hükümler koymak ve farklı düşünceyi reddetmek yorumların mutlaklaşmasına neden olur. Oysa ki bize düşen bizim anladığımız doğrudur en güzelini Allah bilir diyebilmektir.

İslam tarihi boyunca farklı içtihadlar, tefsirler, mülahazalar, çıkarımlar hep olmuştur ve olmaya devam edecektir. Bunları reddetmek ve bu güzelim tefsir geleneğini küfürle itham etmek tıpkı Taliban’ın sanat değeri olan heykelleri yıkması gibidir. Yobazlık rivayet kültüründen çıkabileceği gibi ehli Kur’an içinden de çıkacaktır. Öyleyse aklın ve vahyin referansıyla farklı yaklaşımları tenkid etmeye devam edeceğiz. Lakin düşüncemizi merkeze alıp kendimizi mutlaklaştırmayacağız.