Kendinizi Değersiz Hissettiğinizde

0
162

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdum-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen” der şair.
Şeyh Galib’in, Zübde-i alem isimli şiirinden bir beyittir.
.
Galip; “ Kendine güzelce bak ki, âlemin özü sensin. Sen varlığın gözünün bebeği olan âdemsin” diyerek şiirsel bir dille insanın kendi kadrini bilmesi gerektiğine atıf yapar. Evet, insan evvela kendi kıymetini sonra zalimler dışında tüm insanlığın kadrini bilmelidir.
.
İnsan niçin suç irtikap eder? sorusunun cevabı da aslında insanın hem kendisinin hem de diğer insanların değerini bilmemesiyle ilgilidir. Zira insan bir suç işlediğinde geçici hissiyatının kurbanı olarak kendi hayatını adeta hiçe sayar. Bir anlık öfke ile irtikap ettiği cinayetin veya başka bir suçun cezasını en ağır şekilde ödemek zorında kalır. Şayet kendi hayatına değer verseydi içindeki gerilim bu noktaya gelmeyecekti.
.
Aynı zamanda suç irtikap eden bu kimselerin suça olan şehvetleri de sorumlu oldukları kimselere verdikleri değerden fazladır ki onları da işledikleri suçtan dolayı zor duruma bırakmış oluyorlar.Bütün mesele insanın kendisini ve çevresini “zübde-i alem” olarak görmesiyle ilgilidir. Zaten insan, suç işlediğinde de muhatabının “insan” olduğunu o an hatırlasa ve empati yapsa kendisini nispeten frenleyecektir.
.
Kur’an’da Bakara suresinin 34. ayetinde “Meleklerin Ademe olan secdesi “ ile ilgili anlatının sosyal hayatımızdaki karşılığı ne olmalı diye hep düşünmüşümdür. Elbette ki ordaki secde’nin meleklerin ibadet maksatlı değil lakin insanın üstünlüğünü kabul etmesi anlamında olduğunu söylememize bile gerek yok. Lakin Kur’an’da varlık serüveninin başladığı yer burası. İblis, insanın üstünlüğünü kabul etmediği için kınanıyor ve kötülük problem böylelikle başlıyor. O halde bu kıssa insanın her an üzerinde düşünmesi gereken bir hatırlatmadır.
.
İnsan kendisini değersiz hissettiğinde bu öğretiyi hatırlamalı ve kendi kendine ben meleklerin önünde üstünlüğünü kabul ettiği Adem’in evladıyım diyebilmelidir. İnsan zübde-i alem olması sebebiyle melekler insana secde etti. İnsan, Allah’ın sev dediği bir varlık. Allah’ın sev dediğini sevmemek ise İblisleşmeye doğru adım atmak demektir. İnsan, insalığın kıymetini bildiği takdirde meleklerin yolunda ve aksini yaptığı nispette de şeytan’ın yolunda olur.
.
Bu anlatı, insanın kendisine değer vermesine vesile olacağı gibi insanın yaşadığı dünyayı da emanet nazarıyla görmesine vesile olacaktır.Bu bilinçle inşa olan insan öfkelendiğinde vicdanı “Dur nadan olma, dilini tut ve o zubde-i alem olan insani incitme” diyecektir. Bu bilinçle inşa olan insan başka bir insana yanlış yapmak istediğinde, muhatabı olan insanın meleklerin önünde secde ettikleri, Allah’ın kıymet verdiği varlık olduğunu hatırlayacaktır.
.
Bir insan, özenip kıymet verdiği bir eve veya arabaya dahi bir başkası zarar vermeye yeltense ona zarar verene karşı tavır alır. Hele hele çocuklarımıza yönelik en ufak bir aşağılanmayı ve hakareti dahi kaldıramayız. Peki ya Rabbimiz! Zübde-i alem olarak yarattığı insan incinince, yetimler ağlayınca, insanların kanı dökülünce, meleklerin önünde eğildiği insanın onuru kırılınca kimbilir ne kadar gazaplanıyordur! Lakin biz yine de Rahman Rahim olan Allah’a sığınıyor ve tövbe ediyoruz.
.
Öyleyse insanın evvela kendi kadrini bilmesi sonra tüm insanlık ailesi olarak Yaratıcı’nın insana değer verdiğini, her daim hatırlaması gerekir. Öyle olunca doktor hastasını müşteri olarak görmez ve ona zübde-i alem olarak bakar. Siyasetçi halka, öğretmen talebesine, patron işçisine veya tam tersi, halk, kendisini idare edene, talebe hocasına, işçi patronuna “zübde-i alem” nazarıyla bakar. Gönüller incelir. Diller hizaya gelir. İnsan insana kıyamaz olur. Dünya güzelleşir.
.
Bilgin Erdoğan