Kurban nedir, Kurbanın amacı nedir?

0
858

Kurban nedir?

Kurban (uhdiye), maddi durumu müsait olan mü’minlerin, nesli insan emeğiyle çoğalan hayvanlardan, peygamberî örneklikten çıkarılan ölçüler çerçevesinde, Allah rızası için keserek etlerini yoksullarla paylaşmalarıdır.

Kurbanın maldan sunulması anlamlıdır. Verdiği mesaj açıktır: Allah’ın insana bahşettiği dünyalıkların, insan ile Rabbi arasına girmesine mani olmak.

Kurban, Rabbin bahşettiği dünyevi nimetleri O’ndan uzaklaşmak için değil, O’na yaklaşmak için kullanma temrinidir.

Kurban, özünde “Ey insan: dünyevileşme!” talimatıdır. ”Servete sahip olmak mı – Servete ait olmak mı” ikileminde, birincisine delalet eder. Zira insan serveti ilahi bir emanet değil de mülkiyet bildiğinde veremez. Kişi veremediğine sahip olamaz, veremediğine ait olur. İnsan malı emanet bildiğinde verebilir, Allah için verdiğinde ise gerçekten sahip olur.

Kurbanın hikmeti ”Varlık hiyerarşisine” (meratibu’l- vücud) riayettir. Kur’an kurbandan söz eden ayetlerinde ”hayvanların Allah tarafından insanın emrine amade kılındığını” (teshir) vurgular ( Hac:22/36-37). Kur’an teshir’i hatırlatmakla, dolaylı olarak şirki ortadan kaldırmayı, doğrudan varlık mertebelerini gözetmeyi amaçlamıştır.

Bu, şu demektir: Varlık hiyerarşisinde insan hayvandan üstündür. Eski Mısır Apis kültünde olduğu gibi, kadim toplumlar içinde bu hiyerarşiyi tersine çevirip, insanın hayvana taptığı durumlar çok görülmüştür. Tanrı, dünyadaki diğer varlıkları insan için yaratmış, insanı da kendisi için yaratmıştır. Kurban, varlık hiyerarşisinde insana müstesna bir konum biçen Allah’a, insanın teşekkürüdür.

İnsan varlık hiyerarşisini her bozduğunda, başına iş alır. Sahte kutsalların icadıyla sonuçlanan tüm sapmaların temelinde varlık hiyerarşisine hürmetsizlik yatar. Eğer varlık hiyerarşisi bozulursa, işte o zaman insan kurban edilmiş demektir. Bu yüzden kurban, sadece insanın Allah karşısında ki haddini değil, eşya karşısında ki değerini de öğrenmesidir.

Kurban Hz. Muhammet’le mi başlamıştır?

Kur’an’a göre kurbanın tarihi insanlıkla yaşıttır:

”Biz her ümmet için kurban kesmeyi ibadet kıldık” (Hac 22:34)

Kur’an, Adem’in iki oğlunun Allah’a sundukları sadakaları, ”manen Allah’a yaklaşma” anlamına gelen kurban olarak adlandırılır. (Maide 5:27). Zira onlar emekleri ile ürettikleri şeylerden Allah için vazgeçerken, Allah’a yaklaşma amacı gütmüşlerdir. Habil sahip olduklarının en değerlisini Allah’a sunarken, Kabil sahip olduklarının en değersizini Allah’a sunmuştur. Bu Habil’in en çok Allah’ı sevdiğinin, Kabil’in ise en çok malı sevdiğinin göstergesidir. Dahası, Habil emanet bilincine sahip olduğu için mala sahip olmuş, Kabil ise emaneti mülkiyet sandığı için mala ait olmuştur. Habil verebilmiştir; Zira malının efendisidir. Kabil verememiştir; Zira malının kölesidir.

Allah’ın muradı, yoldan sapmış kadim geleneklerde insan kurban etme adetine bir son vermektir. O bu mesajını peygamberlerin babası Hz. İbrahim üzerinden vermektedir. O mesaj şudur: Hayvanlar kesilerek kurban edilirler. Zira Allah hayvanları İnsanın hizmetine sunmuştur. (teshir). Yaratılış amaçları budur. Fakat insanlar kendilerini Allah’a kulluğa adayarak kurban olurlar.

Allah’ın kitabında insanlardan istediği ibadetlerin hepsi de bu manada birer kurbandır. Allah Rasulü bu yüzden ” namaz kurbandır” (İbn hambel, Müsned, 14746) demiştir. Sadece namaz değil, başta zekat, oruç, hac olmak üzere kendisi ile Allah’a yaklaştığımız her ibadet, hatta bizi Allah’a yaklaştıran her iyilik kurbandır.

Veda haccında Rasülullah kurban keseceği yere geldi ve kendi eli ile 63 kurban kesti. Bunu Allah’ın kendisine bahşettiği her yıla bir şükür nişanesi olsun için yapmıştı. Kestiği kurbanın etinden yedi ve onun suyuyla pişirilen çorbadan içti. O bu davranışıyla, karanlık cahiliyye aklının uydurduğu ”hayvan kutsama” şeklinde ki kurban anlayışını reddediyordu (Maide 5: 103). Sahte kutsallar icat eden Cahiliyye, önce bir deveyi ”Allah’ın devesi” ilan edip, ondan sonra onu aç susuz ölüme mahkum eden bu tavrından dolayı en sonunda helake uğrayan Semud kavmi’nin aklına varis  olmuştu.

Kurbanın amacı nedir?

Kurbanın amacı sorumluluk bilincidir:

”Allah’a ne onların etleri, ne de kanları ulaşır; fakat sizden Allah’a ulaşan yalnızca sorumluluk bilincinizdir” (Hac 22:37)

Canını veren kurbanlık hayvan olduğu halde, bizden Allah’a takvanın ulaşması ne demektir?

Bilincin Allah’ın manevi huzuruna çıkması demektir. Tıpkı canlıların ruhu olduğu gibi, insanın yaptığı eylemlerin de ruhu vardır. Eylemin ruhu bilinçtir. Kurbanın etleri ve kanları ulaşmadığı halde, Allah’a kuldan yükselen takva, işte o bilincin ta kendisidir.

Mustafa İslamoğlu
İslam Nedir kitabı: syf: 134/136

Bir Cevap Yazın