Youtube Saldırısı – Sosyal Medyanın Ürküten Geleceği

0
355

San Bruno (Kaliforniya) polisine göre, şehirdeki Youtube Genel Merkezi’ne Salı günü (03/04/2018) öğleden sonra yapılan silahlı saldırıda, saldırıyı gerçekleştiren kadın öldü ve üç kişi yaralandı.

Polis, tetikçinin San Diego’da yaşayan 39 yaşındaki Nasim Aghdam adında bir kadın olduğunu tespit etti.

San Bruno Polis Şefi Ed Barberini, Salı günü öğleden sonra düzenlediği basın toplantısında, Aghdam’ın saldırıdan sonra kendini vurması sonucu yaralanarak bina içinde ölü bulunduğunu söyledi. Polise göre, katilin kurbanlarıyla tanıştığına dair bir kanıt yok ve muhtemel sebep hakkında henüz çok az bilgi var.

Youtube merkez binasında çalışan toplam 1.100 kişi, Silikon Vadisi’nin kalbinde yer alan San Francisco şehir merkezine yaklaşık 10 mil, Mountain View’deki Google Genel Merkezine ise 26 mil uzaklıktaki binayı, saldırı esnasında tahliye etti. Bazı çalışanlar yakındaki bir alışveriş merkezine, bazıları da ormana sığındı.

Olayda 3’ü silahlı saldırıdan olmak üzere 4 kişi yaralandı. San Francisco Hastanesine 3 yaralı getirildi. Yaralılardan ikisinin durumu ciddi. Dördüncü kişi kaçarken ayak bileğini yaraladı.

Polise göre Aghdam, kendi adına kayıtlı bulunan 9mm Smith & Wesson tabanca kullandı ve aynı gün saldırıdan önce atış poligonunda çalışma yaptı.

(Nasim Aghdam, San Bruno Polis Merkezinden alınan tarihsiz bir fotoğrafı.)

Polis Şefi Ed Barberini saldırının sebebinin, Aghdam’ın Yotube politiklarına verdiği tepki olduğuna inanıyor.

NBC’nin Bay Area Araştırma Biriminin bir raporuna göre aktif bir Youtube kullanıcısı olan Aghdam; Youtube’u, izlenme sayısını azaltmak amacıyla kendi içeriklerine engelleme ve filtreleme uyguladığı yönünde suçlayan paylaşımlar yapmaktaydı. Babası Ismail Aghdam, yerel medyaya yaptığı açıklamada kızının, reklam geliri almasını engellemek amacıyla Youtube’un videolarına sansür uyguladığına inandığını, bu yüzden de çok üzüldüğünü belirtti. Polis ise Aghdam ile Youtube’da çalışan herhangi bir kişi arasında Agdam’ın belirttiği sonuca yol açacak bir bağlantı bulunamadığını belirtti.

Ismail Aghdam Pazartesi günü kızının kayıp olduğunu bildirmiş ve arabasında uyurken bulunmasının ardından Youtube’dan “nefret ettiği” ve oraya gidilebileceği konusunda polisleri uyarmıştı.

05/04/2018

Kaynak:Time


 

Sosyal medyanın insanlar üzerindeki olumsuz etkilerini kendi ülkemizde de birçok olayda rahatlıkla görebiliyoruz. Bir sosyal medya şirketinin merkezine silahlı saldırı yapılması, durumun vahametini gösteriyor. Ruh sağlığı bozulmuş kişiler üzerinden uygulamaları eleştirmek doğru olmasa da sistemin bizatihi kendisinin ve kullandığı yöntemlerin insan psikolojisini olumsuz etkilediğini söylemek hatalı olmayacaktır.

Eskiden gazetelerde, radyolarda veya televizyonlarda ana haber bültenlerinde ilgiyle takip ettiğimiz haberler, günümüzde o kadar yoğun şekilde önümüze geliyor ki artık hafızlık töreninde üzerlerine bomba yağdırılan çocuklar veya ashab-ı uhduda taş çıkartırcasına diri diri çukurlara atılıp yakılan insanlar hakkındaki paylaşımlar sadece birkaç saniyeliğine ilgimizi çekiyor. Planlı veya plansız bir şekilde sistem bizi sadece takip edilme, tıklanma, görüntülenme veya beğenilme sayımızla adamdan saymaya başlıyor. Bizimse buna direndiğimiz söylenemez.

Bakınız yukarıda adı geçen şahıs, hayvan haklarını korumak gibi bir dava güttüğünü iddia ediyor ancak ne yazık ki reklam gelirlerinin azalması ile insanlar üzerine ateş edebilecek kadar gözü dönebiliyor. Bugün internet ortamında, özellikle de gencinden yaşlısına hemen hepimizin birdenbire içine girdiği ve son yıllarda portföyünü geometrik olarak çoğaltan sosyal medya platformlarında, yaptığı paylaşımlar veya yorumlar neticesinde, diğer kullanıcılardan karşılık olarak küfür yemeyen veya hakaret görmeyen birini bulamazsınız. Ne kadar mülayim davranırsanız davranın, bu platformlardaki klavye tetikçilerinden birine rastlamanız işten değil.

İnternetin bu kirli ortamında “temiz” kalabilmek ve kendimizi koruyabilmek için vahye sarılmanın önemi tekrar ortaya çıkıyor.

 

Kapak resmi: Pawel Kuczynski