Geçen gün evimde otururken sosyal medya aracılığıyla bir tartışmaya denk geldim. Bu tartışmada taraflardan birisi “Hadisler tıpkı Kuran gibi Allahtan gelmiş birer vahiydirler. Bunları inkar eden Peygamberi inkar etmiştir” diyerek neredeyse tekfire varan sert üslubu ve katı yaklaşımıyla öne çıkıyor; diğeri ise böyle söyleyeni resmen zındık ilan ediyor ve diyor ki “Hadisleri vahiy kabul edenlere Kuran yetmiyor mu? Kuran dışı hiçbir kaynağa gerek veya ihtiyaç yoktur, dolayısıyla bunlar aslında tam manasıyla birer çöptürler”

 

Bu cümlelerin neresini nasıl düzeltelim? Felaketi görüyor musunuz ? İki husus var tartışmaya açık.
Bunlardan birincisi :

Hadisler vahiydir demek, Allah’tan gelmiş kutsal birer metindir demektir. Halbuki en güvenilir hadis alimi olan Buhari’nin Sahih’inde bile zayıf hadisin var olduğu tescillidir. Sıhhati konusunda netliğin bulunmadığı bir metin nasıl Allah’ın bir vahyi olabilir ? Allah vahyi biz indirdik, biz koruyacağız derken zayıf bir hadis metni nasıl olur da Allah’ın, Hz. Muhammed aracılığı ile gönderdiği Kur’an ile bir ve eş görülebilir ? Böyle inanmayan nasıl tekfir edilebilir?

Ayrıca da bir hadis metnini sahih diye damgalamak da kişiden kişiye, alimden alime değişkendir. Buhari’nin sahih dediği bir metne Müslim zayıf, Müslim’in zayıf dediği bir metne de Tirmizi mevzu (uydurma) diyebilir ve demiştirler de.. Böyle bir metni Kur’an ile eş görmek korkunç bir tahrif ve ilahi olanı göz ardı etmek demektir.

 

Ancak bu yazdıklarım, hadisler bütünüyle çöp demek de değildir.
Tartışılacak ikinci husus budur.
Hadisler vahiy demek nasıl korkunç bir tahrifse “Kur’an bir Müslümana yeter, daha başka kitaplara ne gerek var, hadisler ve tefsirler kısacası Kur’an dışı her şey çöptür” demek de çok korkunç bir tahriftir. Bizden başkası literatürünün genişliğiyle, kültürünün zenginliğiyle, cömert medeniyetiyle övünür. Biz birkaç slogan uğruna asırlık birikimimizi, medeniyetimizi, zenginliğimizi çöpe atıyoruz. Az itiraz edecek olsan bu sefer de “Kardeşim Kur’an yetmiyor mu, ne söylemek istiyorsun” diyorlar. Kur’an yetiyor yetmesine de; Kur’an’ın yetmesi hadislerimizi, tefsirlerimizi, müçtehitlerimizi, alimlerimizi, sahabemizin görüşlerini kısacası Kuran dışı her şeyi gereksiz ilan edip çöpe atma yetkisini de sana vermiyor. Yok öyle bir şey!

 

Uç yorumlardan getirilen birkaç söylem de şuydu. Deve sidiği hadisi var, şu hadis var, bu hadis var. Ya hu önümüze getirilen metnin kritiği esnasında Buhari ile Müslim bile birbirinden farklı düşünmüşken sen de bu rivayetleri “çeşitli okumalar yapıp belli bir birikim elde ettikten sonra” kritiğini yapıp farklı düşünceni dile getirebilirsin. Ama derdi bağcıyı dövmek olanların tüm İslam külliyyatını çöpe atmaları asla kabul edilemez. Bu din Ebu cehillere küfretme dini değil, Ebu bekirleri yetiştirme dinidir. Sayısı yaklaşık 1 buçuk milyarı (rakamla 1.500.000.000) bulan müslümanların en büyük problemi en küçük meselede kutuplaşmaları, ayrışmaları, birbirine tahammül edememeleridir. Birbirini hoş göremeyerek ve bir de cenneti umarak yapılan tekfirleşmeleridir. Müslümanın müslümanla kardeş olduğu düşüncesinin unutulup yerle yeksan edilmesidir. Bu yanlıştan dönülmesi, bu kaosun dindirilmesi lazım..

 

Selam ve dua ile..

 

Müslüm Zunluoğlu

REKLAM GELİRLERİMİZ ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE BURS OLARAK İNFAK EDİLMEKTEDİR.
REKLAM GELİRLERİMİZ ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE BURS OLARAK İNFAK EDİLMEKTEDİR.