Ayla Filminin Toplumsal Analizi

0
2601

Ekim’in 27’sin de vizyona giren Ayla filminden bahsedeceğim. Gerçi film analizcisi değilim. Sinema ile olan ilişkim izlemeden öteye geçmedi. Dolayısıyla bu yazımı film analizi gibi değil bilakis filmin ardından toplumsal analiz olarak değerlendirebilirsiniz.

Ayla filmi gerek konusu gerekse sanatsal özelliği ile halk tarafından yoğun ilgi gördü. Bu ilgisini izleyici istatistiklerine baktığımız da görebiliyoruz. Vizyona girdiği günden sonra yedi hafta içinde 5 milyona yakın izleyiciye ulaşmak bunun göstergesidir.

Bu istatistiki veriler göstermektedir ki halkımız ecdad ve hamaset retorikli herşeyi ilgiyle karşılıyor. Filmin içeriği ve yaşanılmış bir hikaye olması etkileyici olmasının başlıca sebeplerindendir diyebiliriz. Bu minval de yaşanılan olayın baş kahramanı geçen günler de vefat eden Süleyman Astsubay’ı rahmet ve minnetle yaad ediyorum. Ve diyorumki sen ne yürekli bir adammışsın. İyi ki bu olayı yaşadın ve yaşadığını bizlere aktardın koca yürekli adam. Günümüz dünyasına ne denli yabancı, gösterdiğin meziyet. 60 küsür yıl önce yaptığınla körleşmiş, köhneleşmiş, bencil, egosu yüksek insanlara, makama tapanlara, parayı öncelik kılanlara, vicdandan bi haber olanlara yıllar öncesinden ne büyük bir ders verdin.

Geçenler de televizyon kanallarını karıştırırken Star tv de Seren Serengil ile Cengiz Semercioğlu’nun sunduğu duymayan kalmasın isimli programa denk geldim. Cengiz bey diyordu ki ”ünlüler club’tan çıkarken güvenlikleri yok. Bakarmısınız manzaraya mendil satan çocuklar arabalarının üstüne çıkıyor bu club’ın güvenlikleri bunları sokağa dahi almamalı club’tan çıkamaz olduk.” Seren Serengil de cevaben ”hadi club’a çözüm bulundu ışıklarda bekleyenleri ne yapacaksınız efendim bunlar her yerde.”

Doğru, haklılar çünkü onlar için halk basiretsiz kalabalıklardan ibaretti. Halk sadece onlardan imza isteyebilir yada alkış tutması gerekirdi. Dünyanın olumsuz görüntüsünü gözlerinin önüne getiremezdi. Çocuklar, pembe dünyalarını gri edemezlerdi. Ben delisi olmuş, sanatçı kelimesinin anlam kaybına uğramış, ünlü kelimesi lügatta sanatçı yerini aldığı dünya da siz bizim dünyamıza göre yaşayın, diyenlerdi ünlüler.

Bakın Mahzuni Şerif her ciddiyetsize ithafen ne diyor.

Adam Olamadın Gitti Zevzek
Beni Bilemedin Gitti Zevzek
Yürü Be Yürü Be Yürü Be Yürü Be İnsan Değilsin
Kendini Bilmeyen Canım Eli Ne Bilsin
Halkı Halkı Halkı Halkı Hakkı Ne Bilsin

Hele Bak Şu Aynaya Yüzün Yüze Benzer Mi
Ta Sabahtan Uyumuş Gözün Göze Benzer Mi
Vay O Boyun Devrilsin Özün Bize Benzer Mi

Diyeceğim o ki  ayla filmi dolayısıyla, herkes etkilendiğini, duygulandığını, ağladığını anlatırken, Süleyman Astsubayın efsane olduğunu, gördünüz mü Türkün gücünü gibi methiyeler düzüp anarken, neden hali pürmelalimize bu kadar sırt döndük. İçinde bulunduğumuz durum Süleyman Astsubay’ınkinden çokmu farklı. İçinde bulunduğumuz zaman da yetim mi yok ? Neden yeni Süleymanlar var edemiyoruz, neden yeni Ayla’lar kazanamıyoruz. Gönül coğrafyamız bizi beklemekte. Hani gönüller fethederek kazandığımız coğrafya varya belki silkinip kendilerine gelirler diye bir umut hala beklemekteler. Gelin günümüz emannamesi bizlerin kaleminden çıksın, Kalemle öğreten rabbimizin adına…

Selam ve dua ile…

REKLAM GELİRLERİMİZ ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE BURS OLARAK İNFAK EDİLMEKTEDİR.